
Tuncer BAKIRHAN
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (32)

Di salvegera 4emîn a qetilkirina wê de em Jîna Emînî bi rêzdarî bi bîr tînin. Şoreşa Jin Jiyan Azadî ji Tehranê dest pê kir û li çar aliyê cîhanê bû serhildana hevpar a jinan. Ev serhildan; li dijî yekperestî, zayendperestî, mêrperestî û mîlîtarîzmê ji bo azadî û wekheviyê bilind bû. Hezar silav li jinên ku alaya Jin Jiyan Azadî bilind kirin. #JinaMahsaAmini
Türkiye'de son günlerde giderek artan gözaltı ve tutuklama uygulamaları kabul edilemez. Siyasetçilerin, hak savunucularının gözaltına alınması, insanların farklı yaşam biçimleri ve cinsiyet kimliği nedeniyle hedef haline getirilmesi; basın ve muhalif sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ifade, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü yok saymaktadır. Bu uygulamalar toplumsal gerilimi artırmaktan başka bir sonuç doğurmuyor. Bu sabah da bileşen partimiz SYKP'nin Eş Başkanı Mertcan Titiz başta olmak üzere, bileşen partili arkadaşlarımızın da içinde olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Türkiye, her sabah muhalif bir kesime yönelik yeni gözaltı ve tutuklama haberleriyle uyanıyor. Bu uygulamalar, iki yıldır büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğümüz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de zarar veriyor. Sürecin toplumsallaşmasını güçlendirmek yerine, sürecin karşısında duranların elini güçlendiriyor. Barışın zemini korku değil güvendir. Bir taraftan toplumsal çözümden söz edip diğer taraftan siyaset, basın, örgütlenme ve ifade alanını daraltamazsınız. İnsanların susturulduğu bir ortamda barışı nasıl toplumsallaştıracağız? Türkiye'nin ikinci yüzyılını farklı kimlikleri, görüşleri ve siyaset alanlarını daraltarak, yok sayarak inşa edemeyiz. Buradan iktidara ve yetkililere açıkça çağrı yapıyoruz: Sürece zarar veren, toplumsal güveni zedeleyen ve süreç karşıtlarının elini güçlendiren bu uygulamalardan vazgeçilmelidir. Siyasetin, ifade özgürlüğünün ve demokratik örgütlenmenin önü açılmalıdır. Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla baskı değil; daha fazla demokrasi, diyalog ve toplumsal güvendir. Yüz yıldır bu ülke insanları çok yoruldu. Artık Türkiye'nin huzura, barışa ve demokrasiye kavuşma zamanıdır.
Pazartesi günü milyonlarca öğrencimiz yeni eğitim-öğretim yılına başlayacak. Ancak çocuklarımız okullara eşit koşullarda dönmüyor. Yoksulluk büyüyor, eğitim masrafları ailelerin omuzlarına yükleniyor; okulların ve eğitim emekçilerinin sorunları ağırlaşıyor. Beslenme, kırtasiye, ulaşım ve barınma giderlerini karşılamakta zorlanan milyonlarca öğrenci ve aile var. Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Her çocuğun parasız, nitelikli, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkı güvence altına alınmalıdır. Öğretmenlerimiz de güvenceli, insanca çalışma ve yaşam koşullarına kavuşturulmalıdır. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar, öğretmenlerimize kolaylıklar diliyorum. Eşit, özgür ve demokratik bir eğitim için mücadelemizi sürdüreceğiz.
#12Eylül, yalnızca bir darbe günü değil; özgürlüğü, demokrasiyi ve halkların birlikte yaşama iradesini hedef alan karanlık bir rejimin adıdır. Aradan geçen 46 yıla rağmen o karanlığın izleri bütünüyle silinmiş değil. Çünkü 12 Eylül’le gerçek anlamda yüzleşmeden, onun ürettiği inkâr ve baskı düzenini değiştirmeden demokratik bir toplum kuramayız. Bugün ihtiyacımız olan; darbelerin, çatışmaların ve inkârın değil, barışın, özgürlüğün ve demokratik siyasetin hâkim olduğu bir Türkiye’dir. 12 Eylül darbe sürecinde yaşamını yitirenleri, işkence sonucu hayatını kaybedenleri, cezaevlerinde direnenleri ve demokrasi mücadelesinde bedel ödeyenleri saygıyla anıyorum.

Yılmaz Güney, sinemayı bu topraklarda ezilenlerin diliyle konuşturdu. Adana'nın yoksul sokaklarından çıktı, hapishaneden filmler çekti, sürgünde yaşamını yitirdi. Ama kamerasını hiç halktan yana tutmaktan vazgeçmedi. Yılmaz Güney'i saygıyla ve özlemle anıyorum.

2019’da tutuklanan ve yerine kayyum atanan Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanımız Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, bugün özgürlüğüne kavuştu. Artık yeniden aramızda. Bugün kendisiyle telefonda görüştük, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Selçuk Başkan’ın özgürlüğüne kavuşması hepimiz için büyük bir sevinç. Bu sevincin, özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen tüm arkadaşlarımızla paylaşacağımız günlerin de habercisi olmasını diliyor, mücadelemizi kararlılıkla sürdürmenin sözünü veriyoruz. Şimdi hep birlikte barış, demokrasi ve halk iradesi için yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçmiş olsun Selçuk Başkan. Hoş geldin, baş göz üstüne geldin…
2019’da tutuklanan ve yerine kayyum atanan Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanımız Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, bugün özgürlüğüne kavuştu. Artık yeniden aramızda. Bugün kendisiyle telefonda görüştük, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Selçuk Başkan’ın özgürlüğüne kavuşması hepimiz için büyük bir sevinç. Bu sevincin, özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen tüm arkadaşlarımızla paylaşacağımız günlerin de habercisi olmasını diliyor, mücadelemizi kararlılıkla sürdürmenin sözünü veriyoruz. Şimdi hep birlikte barış, demokrasi ve halk iradesi için yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçmiş olsun Selçuk Başkan. Hoş geldin, baş göz üstüne geldin…

Halklarımızın umuduyla; 86 milyonun emeği ve alın teriyle, Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesiyle, kadınların ve gençlerin iradesiyle, tüm kimliklerin ve inançların kendisini özgür ve güvende hissettiği bir yaşam için… Daha fazla çalışacak, daha fazla ter dökecek; barışın, eşitliğin ve özgürlüğün yolunu birlikte büyüteceğiz. Demokratik Cumhuriyet yürüyüşünü bugün daha güçlü bir iradeyle başlatıyoruz. Tohum bugün toprağa düştü; kökü tutacak, dalı büyüyecek, gölgesi bu ülkenin her bir karışına düşecek. Eşit, adil ve onurlu bir yaşamı birlikte kurana dek; omuz omuza, yan yana yürümeye devam edeceğiz. Partimizin 5. Olağan Büyük Kongresi barışa, özgürlüğe ve eşitliğe vesile olsun. Kutlu olsun.
Mehmet Akkuş arkadaşımızın mücadele mirasını yaşatacak, emeklerini unutmayacağız. Başta ailesi ve sevenleri olmak üzere tüm halkımızın başı sağ olsun.

Bugün İsmet Yalçınkaya abimizi son yolculuğuna uğurladık. Cenazesinde ailesi, dostları ve mücadele arkadaşlarıyla birlikte onu sevgi ve saygıyla andık. İHD, TÖS ve TÖB-DER’de yürüttüğü mücadeleyle; HDP’nin kuruluş çalışmalarına sunduğu katkıyla demokrasi, insan hakları, emek, adalet ve özgürlük mücadelesinde önemli izler bıraktı. İsmet abi, geride yalnızca güzel hatıralarını değil, bizlere devrettiği güçlü bir mücadele mirasını da bıraktı. Anısı, mücadelesi ve dostluğu bizlerle yaşayacak.

Em îro bi rêzdarî bejna xwe li hemberî bîranîna Mehmet Sincar û Metin Özdemir ditewînin; yên ku 33 sal berê, di oxira têkoşîna jiyana azad û wekhev a gelan de, bi cînayeteke siyasî hatin qetilkirin. Ew hêzên tarî yên ku destê wan di vê xwînê de hene, hîn jî nehatine eşkerekirin; edalet û heqîqet hîn jî li bendê ne. Heta ku rewşa li ser van cînayetên siyasî neyê ronîkirin û hesab ji kujer û berpirsyaran neyê pirsîn, rûbirûbûneke rasteqîn a bi dîrokê re pêk nayê. Bi vîna aştî, azadî û demokrasiyê, em ê rêya wan bi biryardarî bidomînin. 33 yıl önce, halkların eşit ve özgür yaşam mücadelesi uğruna siyasi bir cinayetle aramızdan alınan Mehmet Sincar ve Metin Özdemir’i saygıyla anıyoruz. Onları katleden karanlık hâlâ tam olarak aydınlanmadı; adalet ve hakikat bekliyor. Siyasi cinayetlerin örtüsü kaldırılmadan, failler ve sorumlular ortaya çıkmadan geçmişle gerçek bir yüzleşme mümkün değil. Mehmet Sincar ve Metin Özdemir’in yarım kalan mücadelesini, demokrasi, özgürlük ve barış ısrarıyla sürdürmeye devam edeceğiz.

Em îro bi rêzdarî bejna xwe li hemberî bîranîna Mehmet Sincar û Metin Özdemir ditewînin; yên ku 33 sal berê, di oxira têkoşîna jiyana azad û wekhev a gelan de, bi cînayeteke siyasî hatin qetilkirin. Ew hêzên tarî yên ku destê wan di vê xwînê de hene, hîn jî nehatine eşkerekirin; edalet û heqîqet hîn jî li bendê ne. Heta ku rewşa li ser van cînayetên siyasî neyê ronîkirin û hesab ji kujer û berpirsyaran neyê pirsîn, rûbirûbûneke rasteqîn a bi dîrokê re pêk nayê. Bi vîna aştî, azadî û demokrasiyê, em ê rêya wan bi biryardarî bidomînin. 33 yıl önce, halkların eşit ve özgür yaşam mücadelesi uğruna siyasi bir cinayetle aramızdan alınan Mehmet Sincar ve Metin Özdemir’i saygıyla anıyoruz. Onları katleden karanlık hâlâ tam olarak aydınlanmadı; adalet ve hakikat bekliyor. Siyasi cinayetlerin örtüsü kaldırılmadan, failler ve sorumlular ortaya çıkmadan geçmişle gerçek bir yüzleşme mümkün değil. Mehmet Sincar ve Metin Özdemir’in yarım kalan mücadelesini, demokrasi, özgürlük ve barış ısrarıyla sürdürmeye devam edeceğiz.

İsmet Yalçınkaya’yı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. TÖB-DER ve TÖS’te yürüttüğü mücadeleyle öğretmenlerin, emekçilerin ve demokratik bir eğitim anlayışının sesi olan İsmet Yalçınkaya, 12 Eylül’ün ağır baskı koşullarında bedel ödemiş; buna rağmen inandığı değerlerden ve mücadelesinden hiç vazgeçmemiş bir yol arkadaşımızdı. İnsan hakları mücadelesine İHD’de, demokratik siyaset mücadelesine ise HDP’nin kuruluş çalışmalarında katkı sundu. Hayatı boyunca ezilenlerin, emekçilerin ve özgürlük arayışının yanında durdu. Kürt halkının mücadelesine de her zaman dostlukla ve dayanışmayla yaklaşan bir aydın ve mücadele insanıydı. Kendisini yakından tanıyan biri olarak, onun mücadele azmini, dayanışmacı kişiliğini, inandığı değerlere bağlılığını ve insanlara dokunan sıcaklığını hep hatırlayacağım. Başta ailesi ve yakınları olmak üzere, tüm dostlarına, eğitim ve emek mücadelesi verenlere başsağlığı diliyorum. İsmet abiyi saygıyla, sevgiyle ve minnetle anıyorum.

İsmet Yalçınkaya’yı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. TÖB-DER ve TÖS’te yürüttüğü mücadeleyle öğretmenlerin, emekçilerin ve demokratik bir eğitim anlayışının sesi olan İsmet Yalçınkaya, 12 Eylül’ün ağır baskı koşullarında bedel ödemiş; buna rağmen inandığı değerlerden ve mücadelesinden hiç vazgeçmemiş bir yol arkadaşımızdı. İnsan hakları mücadelesine İHD’de, demokratik siyaset mücadelesine ise HDP’nin kuruluş çalışmalarında katkı sundu. Hayatı boyunca ezilenlerin, emekçilerin ve özgürlük arayışının yanında durdu. Kürt halkının mücadelesine de her zaman dostlukla ve dayanışmayla yaklaşan bir aydın ve mücadele insanıydı. Kendisini yakından tanıyan biri olarak, onun mücadele azmini, dayanışmacı kişiliğini, inandığı değerlere bağlılığını ve insanlara dokunan sıcaklığını hep hatırlayacağım. Başta ailesi ve yakınları olmak üzere, tüm dostlarına, eğitim ve emek mücadelesi verenlere başsağlığı diliyorum. İsmet abiyi saygıyla, sevgiyle ve minnetle anıyorum.

Yıllardır meydanlarda yükselttiğimiz “Barış” talebini bugün İstanbul’dan daha güçlü bir şekilde haykırdık. Bu 1 Eylül'ü çok daha büyük barış imkanlarıyla karşılıyoruz. Eşit ve özgür bir yaşam için mücadelemizi daha güçlü sürdürmekte kararlıyız. İstanbul’dan, halkların ortak yaşam iradesini büyütmek için bir kez daha sesleniyoruz: Yeni ölümler olmasın. Halklar eşit ve özgür yaşasın. Onurlu barış, demokratik toplumun başlangıcı olsun. DEM DEMA AŞTIYÊ YE / ŞİMDİ BARIŞ ZAMANI
Medya Haber Tv’de EKSEN Programında Eylem Babayiğit’in sorularını yanıtlıyorum. https://t.co/s5PAcUSnOi
Yeni adli yılın, hukukun herkes için aynı şekilde işlediği bir düzenin inşasına hizmet etmesini diliyorum. Adli yılın açılışında, herkesin eşit haklara sahip olduğu bir hukuk düzenini yeniden hatırlatmak isterim. Adalet, ayrımsız uygulandığında adalettir. Başta infaz düzenlemesi olmak üzere; hukuk devletini, demokrasiyi ve barışı güçlendirecek adımların atılması, 86 milyonun tamamının yararına olacaktır.

Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesinin kıymetli isimlerinden Mehdi Zana’nın taziyesine katıldık. Mehdi Zana; belediye başkanı olarak halkına hizmet etmiş, 12 Eylül karanlığında cezaevinde direnişiyle ağır bedeller ödemiş, sürgünü yaşamış ve Kürt halkının en zor dönemlerine tanıklık etmiş onurlu bir mücadele insanıydı. “Terzi Mehdi”, halkının diline, kimliğine ve iradesine sahip çıkan yaşamıyla hafızamızda yerini koruyacak. Bize düşen, bıraktığı mirasa sahip çıkmak ve mücadelesini sürdürmektir. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Halkımızın ve Zana ailesinin başı sağ olsun.
Girne açıklarında yaşanan feribot kazasını büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Dileğimiz, gemide bulunan herkesin sağ salim kurtarılması ve kayıp yurttaşlarımıza bir an önce ulaşılmasıdır. Gözümüz kulağımız arama kurtarma çalışmalarından gelecek iyi haberlerde. Yolcuların, mürettebatın ve ailelerinin kaygılarını yürekten paylaşıyorum. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Girne açıklarında yaşanan feribot kazasını büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Dileğimiz gemide bulunan herkesin sağ salim kurtarılması ve kayıp yurttaşlarımıza bir an önce ulaşılmasıdır. Arama-kurtarma çalışmalarının tüm olanaklar seferber edilerek sürdürülmesini temenni ediyor, yolcuların, mürettebatın ve ailelerinin kaygılarını yürekten paylaşıyorum. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.