
Şamil Tayyar
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (146)
İsrail tehdidi, seçim odaklı piar çalışmasında öte riskler barındırıyor. Trump mesafeli dursa da Neocanlar Netanyahu’nun en güçlü motivasyon kaynağı. Türkiye, Netanyahu’nun ipini elinde tutan ABD’ye gerekli uyarıları yaptı. Bölge ülkelerini bilgilendirdi. Sahayı hareketlendirdi, tedbirlerini aldı. Gerisini onlar düşünsün.
Başladık #MedyaKritik
İsrail’in Türkiye’yi hedef alan küstah açıklamaları karşısında Türkiye tek yumruk oldu. Cumhur ittifakının yanısıra Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu da İsrail’e sert cevaplar verdi. İçeride politik kavga olsa da dış tehdit karşısında partilerin kenetlenmesi, çok kıymetli. Bildiğim kadarıyla DEM’den pek çıt yok. Umarım onlar da artık Türkiye partisi olduklarını hatırlarlar.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın Hürriyet’teki röportajını okudum. AK Parti’nin gelecek 25 yıllık perspektifini anlatıyor. Önemli mesajları var. “Küresel güç, siyasal yazılımın güncellenmesi ve yeni sayfa” retoriğini çok önemsedim. Okumakta fayda var👇 https://t.co/vAdhSUgfMh

FETÖ’nün 7 Şubat MİT operasyonunda İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’di. Cumhurbaşkanımız @RTErdogan o tarihte başbakandı, çok öfkeliydi. 16 Şubat’ta Kısıklı’daki evindeydim, henüz ameliyatın ağrıları devam ediyordu. Sonradan açıkladığı için anlatmamda beis yok, “asıl hedef benim, hadi beni alsınlar da göreyim” diyordu. FETÖ’yle mücadele asıl 7 Şubat’ta başladı. Bakan Şahin’e emniyetteki tüm FETÖ’cüleri temizlemek için talimat verdiğini anlattı. Şahin’le bu mücadelenin olamayacağı belliydi, nitekim 24 Ocak 2013’de görevden aldı. O tasfiyenin isabetli olduğunu milletvekiliyken yazıp çizerken, parti içinde kızanlar oldu. Aradan geçen zaman haklılığımızı teyit etti. Gördük ki İdris Naim Şahin yeni bir skandalla gündemimizde. Yurtdışına kaçarken yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın kullandığı 34 SL 313 plakalı aracın Şahin’e “tahsisli” olduğu ortaya çıktı. Bu tahsis, Şahin’nin İçişleri Bakanlığı yapması nedeniyle 2030 yılına kadar “koruma aracı” olarak kullanımını kapsıyor. Ve çakarlı. Araç San Sistem Lojistik adına tescilli, ancak 17 Aralık 2025 tarihinde 5 yıl süreyle Şahin adına “koruma aracı” olarak tahsisi yapılıyor. Şüpheliler Kuriş ve Yılmaz, eski içişleri bakanının çakarlı koruma aracıyla 14 Ağustos günü İstanbul’dan Marmaris’e hareket ediyor. Tam bir skandal. Herhalde Şahin’in de kapısı çalınır, skandal sorulur.
Süreçte en zorlu parkur yeni başlıyor. Başarı için Terör örgütü PKK kadar DEM’in de silah bırakması gerekiyor. Mesela. DEM’li Cengiz Çandar’ın “beğenmeyen dağa çıksın” lafı, tahrik edici ve ağır provokasyon kokuyor. DEM’li Pervin Buldan’ın açıklamalarıyla AK Parti Genel Merkezi’nin bilgilendirme notu arasında da dağlar kadar fark var. AK Parti süreci aklı selimle yürütmeye özen gösterirken, DEM “ev sahibi” modunda ayrıştırıcı dil kullanıyor. Kişisel kanaatim; Süreçte ortak dil ve üslup oluşturulmalıdır. Külliye ve TBMM merkezli iki kurul temsilcileri dışında bilgilendirme yapılmamasında fayda görüyorum. Aksi halde sürecin enfekte olma ihtimali artar ve siyasi faturası ağır olur.
CHP’li belediye başkanlarının yargılandığı yolsuzluk davalarının ilkinde sona gelindi. Toplam 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasında Pazartesi günü karar çıkması bekleniyor. Sanıklar arasında Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Adana, Adıyaman, Seyhan ve Ceyhan belediye başkanları da yer alıyor. Davaya adı konan itirafçı Aziz İhsan Aktaş da sanıklar arasında. Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü lideri olarak yargılandığı İBB davası da beklentilere uygun takvimde ilerliyor. Eylül sonuna kadar tutuksuz sanık ve itirafçıların ifade işlemleri tamamlanırsa, savcının Ekim ayında esas hakkındaki mütalaayı vermesi bekleniyor. Mütalaa sonrası sanıkların son savunmaları planlanan takvim aralığında tamamlanırsa, kararın Aralık veya en geç Ocak’ta açıklanması yüksek ihtimal olarak görülüyor. Böylece kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açan dosyaların karara bağlanmasıyla siyasi tansiyonun da düşmesi öngörülüyor. Özetle son durum böyle.
Başladık #MedyaKritik
İslam Memişoğlu. İstanbul’da kuyumcu ama “finans uzmanı” sıfatıyla TV ekranlarında kehanetleriyle tanınıyor. Aylar önce altının gramının 8 bin liraya çıkacağını, hatta 10 bin liraya kadar yolu olduğunu söyledi. Binlerce küçük yatırımcı hayal kırıklığına uğradı, altın çakıldı, Haziran başında gramı 6 bin liraya kadar düştü. Arkadaşlar olup biteni sormak üzere 12 Haziran’da TGRT’deki Medya Kritik’e davet ettiler. Hani o meşhur kavgalı görüntülere yol açan program. Memişoğlu ilginç şekilde 12 Haziran akşamı da “Ağustos’ta altın 8 bin lira olacak” diyerek kehanetini yineledi. Kavga da öyle başladı zaten. Aha Ağustos bitmek üzere, altının gramı 6 bin 800 lira civarında. Bir uzman aylar sonrasına ilişkin ihtimalleri sıralamıyor, kesin hüküm veriyorsa, ya birkaç çivi eksik ya spekülatör. İlk seçenek doğruysa tedavi olmalı, ikinci seçenek doğruysa adli takibe alınmalı.
Soykırımcı Netanyahu ve bakanları, 27 Ekim’deki seçim öncesi Türkiye düşmanlığı üzerinden eriyen oylarını toparlamayı planlıyor. Suriye’deki askeri üssü vuran İsrail’in en üst düzeyde bu saldırıyı “Türkiye’ye mesaj” olarak yorumlamaları, tehlikeli oyunun risk düzeyini gösteriyor. ABD devrede. İsrail’in azgınlığını frenleyebilir mi göreceğiz. Ancak. Sorunu uluslararası diplomatik yollarla aşmaya çalışan Türkiye’nin sabrının da bir sonu var. Tüm seçenekler masada. İsrail bir daha Türkiye’yi doğrudan hedef alırsa, Netanyahu’nun sandıktan önce toprağa gömülme ihtimali artar. Çok zayıf da olsa böyle bir çatışma ihtimali, kısa süreli olmaz, İsrail’in tarihten kazınmasına kadar sürebilir. Hani derler ya, eceli gelen köpek cami duvarına işermiş.
Bir hadsiz, Süleyman Soylu bakanımızın ismini kullanmış. Muktedir olduğunu düşündüğü başka isimleri de kullanabilirdi. Soylu, “benim böyle bir yeğenim yok” diyor. Yayınlayanlar telefon açıp Soylu’ya sorsalardı bu basit gerçeği öğrenebilirlerdi. Sormak yerine ismi üzerinde tepinmeyi yeğlediler. Terörle mücadelede tarihi başarıya imza atmış Soylu’nun bu saldırılara maruz kalması anlaşılır bir durum aslında. Acıları dinmemiş belli ki. Hiç önemli değil, yola devam.
Başladık #MedyaKritik
@ibrahimkaragul Mumcu AK Parti’den istifa ettiğinde Yeni Şafak Ankara’da Haber Müdürüydüm. İstifa sebebi için aradığımda Mumcu, “Senin o gerici gazetede ne işin var” demişti. Şimdi onunla iş tutuyorsunuz.
Eşinin bile yalanları yüzünden terk ettiği bir siyasi mevtayı muhatap alarak belki hata ettim. Ama başka bir gerçeklikle yüzleşme fırsatı oldu. AK Partili kimi hesapların dünü yeterince bilmediği anlaşıldı. Asıl tehlikelisi, AK Parti aidiyeti bulunmayan vesayetçi ve rantçı odakların “FETÖ karşıtlığı” kisvesi altında partiye ve devlete sızma girişimlerinin tehdit boyutuna ulaşmasıdır. 25 yılı geride bırakan AK Parti ve Cumhurbaşkanımızın, gelecek hazırlığı yaparken bu tehdit olgusu karşısında pozisyon alması elzem gözüküyor. FETÖ’yle mücadele kadar vesayetçi ve rantçı odakların gizlendikleri örtü üzerlerinden çekilmelidir. Aksi halde dün zoru gördüklerinde tabanı yağlayanlar yarın fareler gibi gemiyi ilk terk edenler olur.
Kilit figür mü? Geldiğiniz nokta bu mu? AK Parti’den vekil kopararak ANAP’a grup kurdurmuş, meclisteki oylamaya katılmamış, darbecilerle işbirliği yapmış, “bu meclis cumhurbaşkanı seçemez, seçerse sıkıntı olur” demiş, kendi vekiline “bizi de zorunlu ikamete tutarlar” korkusu yaymış, vekillerini oylamaya katılmamaları için odaya kilitlemiş vesayetçi artığını böyle mi tarif ediyorsunuz artık. Ne çabuk unuttunuz o günleri?
Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’e bıçaklı saldırı düzenleyen Şeydi Ahmet Keleş, “kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı. Saldırı bıçağı ve telefonu saklayan Keleş’in oğlu da tutuklandı. Gözaltına alınan diğer 3 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. Olay yerinde bulunan ve kıyafeti nedeniyle güvenlik görevlisi sanılan şahsın da resmî güvenlik görevlisi olmadığı, site yönetiminin sivil şahsa bu kıyafeti giydirerek çalıştırdığı ortaya çıktı. Adli kontrolle serbest bırakılanlar arasında bu görevli de bulunuyor. Bu vesileyle tekrar etmek isterim; şiddetin her türlüsünü lanetliyorum, tekrar geçmiş olsun.
Ben de şunu net ifade edebilirim. Hakimlik yaptığın sürece hep toplumun değerleriyle çatıştın, hakimlik değil siyaset yaptın. Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi başkanıydın, Anasaya aykırı şekilde Cumhurbaşkanıyken Gül’ün yargılanabileceğine hükmettin, Başbakan Erdoğan’a dava açtın. Türban genelgesi nedeniyle YÖK başkanı hakkında dava yolunu açarak başörtüsü yasağını savundun. Derdin milletle.
15 Temmuz’dan 15 gün önce. “Tayyip Erdoğan’ın kalemi kırılmıştır” diyor. 15 Temmuz’a “tiyatro” diyerek direnen yiğitleri itibarsızlaştırıyor. Darbeye kalkışan FETÖ’cüleri aklamaya çalışıyor. Ve takip eden ilave suçlamalar. Son operasyondan bağımsız olarak soruyorum: 10 yıl boyunca neden sessiz kalındı? Esin kaynağı ne olursa olsun, darbe suçtur, darbeye kalkışmak suçtur, desteklemek suçtur, asla hoşgörü gösterilemez. Kim olursa olsun.
@mehbaykan @yenipartiyiz @eczburhan Vallahi vekilim haklısınız. Önce kapının önünü temizleseler iyiymiş.
Hastanedeki yetkililerle görüştüm. Melih Meriç vekilin ameliyatı tamamlanmış, kanaması durdurulmuş, şu anda ameliyat bölgesinin kapatma işlemi yapılıyormuş. Hayati tehlikeyi atlatmış. Çok geçmiş olsun.