
Av.Mahmut TANAL
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (197)

SÖZ, YETKİ, KARAR ÜYELERİN. 26 Ağustos’a kadar YENİ Parti’ye üye olan herkes, ilçe, il ve genel başkan seçimlerinde oy kullanabilecek. “Benim partim, benim kararım” diyen herkesi YENİ PARTİ’ye üye olmaya davet ediyoruz. Üye olun geleceğe ortak olun… https://t.co/Rd4FYDHW57 https://t.co/mgJV8TtKYZ

Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Rize’de! @eczozgurozel https://t.co/npGwMhndgi
Trabzon’da insan seli! Yeni Parti Genel Başkanımız Özgür Özel’in ilk saha çalışmasında vatandaşlar meydanları,caddeleri ve sokakları doldurdu. Bu kalabalık; değişim isteyenlerin, adalet arayanların, ülkesinin geleceğine sahip çıkanların sesidir. Türkiye’de yeni bir umut büyüyor. Yeni Parti milletle birlikte yürüyor.
Türkiye’nin geleceğine hep birlikte imza atacağız! İlk kalem Trabzon’dan, ilk imza Genel Başkanımız Özgür Özel’den! Bu tükenmez kalemin hakkını, milletimizle omuz omuza; demokrasi, hukuk ve adalet için tükenmeyen mücadelemizle vereceğiz. #Trabzon @eczozgurozel @yenipartiyiz https://t.co/IKYydJuJeG
Türkiye’nin geleceğine hep birlikte imza atacağız! İlk kalem Trabzon’dan, ilk imza Genel Başkanımız Özgür Özel’den! #Trabzon @eczozgurozel @yenipartiyiz https://t.co/9NshaIu7KK

ŞANLIURFA’YA 805 KİŞİ VERİLDİ DİYE KİMSE “HAKKINI ALDI” DEMESİN! 30 bin okul bahçe görevlisinin illere dağılımında Şanlıurfa’ya 805 kişilik kontenjan ayrıldı. Evet, yalnızca çıplak sayıya bakarsanız Şanlıurfa 81 il arasında 6. sırada. Ama gerçek tablo nüfusa ve ihtiyaca bakınca ortaya çıkıyor: Şanlıurfa 2 milyon 265 bin 800 nüfusuyla Türkiye’nin 8. büyük ili. Nüfusa düşen kontenjan bakımından ise 81 il arasında 57. sıraya kadar geriliyor! Şanlıurfa’da 2.553 okul/kurum, 747 bin 236 öğrenci var. 805 kişi ne demek? Yaklaşık her 3 okula 1 görevli, her 928 öğrenciye 1 görevli demek! Üstelik bu güvenlik tedbirinin gündeme gelmesine neden olan ağır okul olaylarının yaşandığı illerden biri bizzat Şanlıurfa’dır. O halde soruyorum: Şanlıurfa’nın 747 bin öğrencisinin güvenliği hangi hesaba göre 805 kişiye emanet edildi? İller arasında dağıtım yapılırken nüfus mu esas alındı? Öğrenci sayısı mı? Okul sayısı mı? Kırsal okul sayısı mı? Güvenlik riski mi? Yoksa hiçbirimizin bilmediği başka bir ölçü mü var? Biz hiçbir ile verilen kontenjanın azaltılmasını istemiyoruz. Van’ın da, Yozgat’ın da, Gümüşhane’nin de, Uşak’ın da, Edirne’nin de hakkı verilsin. Ama Şanlıurfa’nın hakkı da eksik bırakılmasın! Kamu kaynakları keyfî dağıtılamaz. Devletin yaptığı dağıtım; eşit, objektif, ölçülebilir ve denetlenebilir olmak zorundadır. Bakanlık, 30 bin kişilik kontenjanın 81 ile hangi formülle dağıtıldığını açıklasın. Şanlıurfa ayrıcalık istemiyor. 747 bin çocuğumuz için adalet, güvenlik ve hakkaniyet istiyor.
CEZAEVLERİ DOLDU, TOPLUM ADALET VE İNFAZ REFORMU BEKLİYOR. 2000 yılında yaklaşık 40 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısı bugün 433 bin 520’ye yükselmiş durumda. Yaklaşık 11 katlık artış. Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında en yüksek mahpus nüfusuna sahip ülke konumuna gelmiş durumda. 402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 278 kişi. Buna karşılık cezaevlerinde 433 binden fazla insan bulunuyor. Kapasite yaklaşık 129 bin kişi aşılmış durumda. 20-25 kişilik koğuşlarda 60 kişinin kaldığı, insanların yerlerde ve tuvalet önlerinde yatmak zorunda bırakıldığı bir düzen artık yalnızca kapasite sorunu değildir. Bu tablo; hukuk devleti, insan onuru, adil yargılanma ve infaz adaleti sorunudur. Toplumda uzun süredir güçlü bir af ve infaz düzenlemesi beklentisi bulunmaktadır. Ancak yapılacak düzenleme kişiye, siyasi tercihe veya keyfî ayrımlara göre değil; Anayasa’nın eşitlik ilkesi, hukuki güvenlik, ölçülülük ve adalet anlayışı esas alınarak yapılmalıdır. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değildir. Asıl olan tutuksuz yargılama, tutuklama ise istisna olmalıdır. Hasta ve yaşlı hükümlülerin durumu, uzun tutukluluk süreleri, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme hükümleri yeniden ve adil biçimde değerlendirilmelidir. Yeni cezaevleri yapmak çözüm değildir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla cezaevi değil; daha fazla hukuk, daha fazla adalet ve bağımsız yargıdır. Meclis, toplumdaki af ve infaz düzenlemesi beklentisini görmeli; eşit, adil, öngörülebilir ve vicdanları yaralamayan kapsamlı bir düzenlemeyi gecikmeden gündemine almalıdır.

Genel Başkanımız Özgür Özel, 21 Ağustos Cuma Trabzon'da! @eczozgurozel @yenipartiyiz https://t.co/iKrT4gbsqj

Kongre takvimimiz açıklandı! Partimize 26 Ağustos’a kadar üye olan herkes ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan seçecek; yeni nesil siyaset YENİ Parti ile kurulacak. Gelin, Türkiye’nin geleceğine yön verin! 👉 https://t.co/59uApgQCjJ #Yenibaşlangıç @yenipartiyiz
BAŞARACAĞIZ! Ya yol bulacağız, ya da yol açacağız… Önümüze siyasi engeller koyabilirler. Hukuku siyasetin aracı hâline getirmeye çalışabilirler. Demokratik mücadele alanlarını daraltabilirler. Milletin sesini duymazdan gelebilirler. Ama hukukun üstünlüğünden, demokrasiden ve millet iradesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü devletin temeli adalettir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Hukuk, iktidarın değil herkesin güvencesidir. Demokrasi, yalnızca sandık değil; hak, özgürlük, eşitlik ve adalettir. Bizim mücadelemiz makam mücadelesi değildir. Adalet isteyenin, hakkı yenilenin, emeğinin karşılığını alamayanın, geçinemeyenin ve geleceğinden kaygı duyan gençlerin mücadelesidir. Önümüze duvar örerlerse hukukla aşacağız. Yolu kapatırlarsa demokrasiyle açacağız. Milletin iradesinin önüne engel koyarlarsa milletle birlikte kaldıracağız. Gücümüz hukuktan, cesaretimiz haklılığımızdan, irademiz milletten geliyor. Geri adım atmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Susmayacağız. Adalet kazanacak. Demokrasi kazanacak. Millet kazanacak. BAŞARACAĞIZ! Ya yol bulacağız, ya da yol açacağız…
@MemetSanel Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.Aileye ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

Millet iradesi, sandıkta tecelli eden seçmen iradesine saygıyı gerektirir. Çekmeköy halkının sandıkta ortaya koyduğu siyasi tercihe sahip çıkmak için bugün gerçekleştirilecek Millet İradesine Saygı Yürüyüşü’ne tüm yurttaşlarımızı davet ediyorum. 19 Ağustos Çarşamba (BUGÜN) SAAT: 19.00 Çekmeköy Doğa Parkı Ana Kapı Önü @yenipartiyiz

Millet iradesi, sandıkta tecelli eden seçmen iradesine saygıyı gerektirir. Çekmeköy halkının sandıkta ortaya koyduğu siyasi tercihe sahip çıkmak için bugün gerçekleştirilecek Millet İradesine Saygı Yürüyüşü’ne tüm yurttaşlarımızı davet ediyorum. 19 Ağustos Çarşamba (BUGÜN) SAAT: 19.00 Çekmeköy Doğa Parkı Ana Kapı Önü

BU ÜLKEDE HAKKINI İSTEYEN NEDEN KARŞISINDA DEVLETİ BULUYOR? Ege’de vatandaş denizine, kıyısına sahip çıkıyor. Karadeniz’de köylü “Denizimizi, doğamızı koruyun” diyor. Madenci aylarca çalışıyor, sadece alın terinin karşılığını istiyor. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz ise devletten ayrıcalık değil, haklarını istiyor. Peki karşılarında ne buluyorlar? Barikat, gözaltı, müdahale, şafak operasyonu… Burada yanlış giden çok ciddi bir şey var. Madenci ücretini istiyorsa devlet madencinin yanında olmalıdır. Köylü denizini ve yaşam alanını koruyorsa devlet köylünün yanında olmalıdır. Gazi hakkını istiyorsa devlet gazisini dinlemelidir. Şehit ailesi adalet istiyorsa kapılar sonuna kadar açılmalıdır. Devlet vatandaşına güç göstermez; vatandaşına güç verir. Şirket güçlü diye hukuk onun yanında duramaz. Vatandaş güçsüz diye sesi bastırılamaz. Bizim istediğimiz çok basit: Denizlerimizi talan etmeyin. Köylümüzün yaşam alanına dokunmayın. Madencinin alın terini ödeyin. Gazimizin hakkını verin. Şehit ailelerimizi incitmeyin. Çünkü bu ülke birkaç şirketin, birkaç patronun, birkaç ayrıcalıklının ülkesi değildir. Bu ülke hepimizin. Devlet de hepimizin devletidir. Vatandaş devletinden korkmamalı; “Devletim hakkımı korur” diyebilmelidir. Biz böyle bir Türkiye istiyoruz. Hakkını arayanın susturulmadığı, hakkının teslim edildiği bir Türkiye!

MİLLETE TL, HACIYA DOLAR! BU ÇELİŞKİNİN İZAHI NEDİR? 2018’de vatandaşa “Milli paranızı kullanın” çağrısı yapan Diyanet, bugün hac ücretini neden dolarla belirliyor? Habere göre 2027 yılı için normal konaklamada kişi başı ücret 9.200 dolar, bazı programlarda ise maliyet 1,2 milyon TL’ye kadar çıkıyor. Soruyoruz: Hac ibadeti zenginin ayrıcalığı mı oldu? Emekli nasıl gidecek? Asgari ücretli nasıl gidecek? Yıllarca üç kuruşundan artırıp Kâbe hayali kuran vatandaş bu parayı nasıl ödeyecek? Hac bir turizm faaliyeti değildir. Hac ticari bir organizasyon değildir. Hac, İslam’ın beş temel şartından biridir. Diyanet bir şirket değil, Anayasa’nın 136. maddesinde düzenlenen bir kamu kurumudur. Kamu hizmetinde keyfilik değil; şeffaflık, eşitlik, hesap verebilirlik ve kamu yararı esastır. Dahası, hac için vatandaşın ödediği her kuruş emanettir. Kur’an-ı Kerim’in hükmü açıktır: “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” Nisâ, 4/58 O halde açıklayın: Hac ücreti neden dolar? 9.200 doların maliyet hesabı nedir? Toplanan paralar nerede ve nasıl değerlendirilmektedir? Vatandaşın ödediği paranın ne kadarı doğrudan hac hizmetine harcanmaktadır? İbadetin para birimi olmaz. Kâbe’nin yolu dolar kuruna bağlanamaz. Allah’ın evine gitmek, yalnızca parası olanların imkânına bırakılamaz. Diyanet’in görevi vatandaşa döviz hesabı çıkarmak değil, vatandaşın ibadetini hakkaniyetli şartlarda yerine getirebilmesini sağlamaktır. Millete “TL’ye sahip çık” deyip hac ücretini dolara bağlamak ne millîlikle ne kamu ciddiyetiyle ne de hakkaniyetle bağdaşır.
Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Melih Meriç’e yönelik menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum. Kendisine ve ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; acil şifalar diliyorum. @melih_meric
Madencinin alın terini ve emeğinin karşılığını gasp edenlere karşı direnenler yalnız değildir. Gökay Çakır ve Başaran Aksu derhal serbest bırakılsın. Hak aramak suç değildir; anayasal ve meşru bir haktır. Suç olan, işçinin ücretini ve emeğinin karşılığını vermemektir. Madencilerin haklı ve onurlu mücadelesini selamlıyoruz. Baskı değil adalet, gözaltı değil haklarını teslim edin…. ✊ #MadenciMutlakaKazanacak