Rapor Dönemi17-08-2026 - 16-09-2026Telif Bildirimi: Sitedeki verilerin izin alınmaksızın kopyalanması, çoğaltılması veya herhangi bir mecrada kullanılması kesinlikle yasaktır ve yasal işlem başlatılır.
BetaSosyal Rapor
X listesine dön
Uğur Dündar

Uğur Dündar

@ugurdundartv4.896.433 takipçi17 Ağustos 2026 - 16 Eylül 2026
Profili Aç

İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.

151
Gönderi
%+18 / +23
3.837
Yorum
%-61.9 / -6.231
132.150
Beğeni
%-53.4 / -151.704
8.232
Paylaşım
%-62.9 / -13.929
362
Alıntı
%-75.4 / -1.109
8.398.203
Görüntülenme
%-46.5 / -7.289.643
56.575
Ort. Etkileşim/Gönderi
%-54.8 / -68.467

Paylaşım Türü Dağılımı

İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)

Gönderiler (151)

Bir haber kanalında ana haber bülteni, o televizyonun omurgasıdır. Bülten iyi reyting alamazsa, gece yayınında öne geçmek de zorlaşır.

Gönderi05 Eyl 2026 12:40
6 Kaydetme13 Yorum595 Beğeni1 Alıntı14 Paylaşım168.992 Görüntülenme169.621 Toplam Etkileşim

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan açıklama: "Otoyollar ve köprüler satılmıyor, işletmesi devrediliyor."

Gönderi05 Eyl 2026 11:35
31 Kaydetme903 Yorum2.990 Beğeni54 Alıntı188 Paylaşım235.928 Görüntülenme240.094 Toplam Etkileşim

Satılıyor*

Yanıt05 Eyl 2026 08:33
9 Yorum79 Beğeni1 Alıntı2 Paylaşım11.379 Görüntülenme11.470 Toplam Etkileşim

Otoyollar da satıldı. Şaşırdık mı? Tabii ki hayır! İleri demokrasinin gereği bunlar!

Gönderi05 Eyl 2026 08:19
23 Kaydetme281 Yorum12.946 Beğeni29 Alıntı844 Paylaşım173.489 Görüntülenme187.612 Toplam Etkileşim

@serkanyakin Serkan'cığım, Sağlık ve mutluluk dolu nice yaşlar dilerim.

Yanıt05 Eyl 2026 08:18
1 Yorum24 Beğeni2.713 Görüntülenme2.738 Toplam Etkileşim

YARGITAY BAŞKANI ÖMER KERKEZ'DEN ADLİ YIL AÇILIŞINDA ALKIŞLANACAK KONUŞMA: Yeni bir adli yıla başlarken öncelikle yargımıza uzun yıllar hizmet etmiş, emekliliğe ve onursal üyeliğe ayrılmış bütün meslektaşlarıma sağlık ve huzur diliyorum. Hakkın rahmetine kavuşmuş meslektaşlarımızı da rahmetle anıyorum. Görev başında hayatını kaybeden yargı mensuplarımızı ve adalet çalışanlarımızı minnetle yad ediyorum. İki gün önce, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yılını büyük bir gururla kutladık. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Onların bize bıraktığı en büyük miras bağımsız bir vatandır. Bize düşen görev ise bu bağımsız vatanı adaletle yaşatmaktır. "BİR DEVLETİ GÜÇLÜ KILAN, VATANDAŞININ ADALETE DUYDUĞU GÜVENDİR." Bir devleti gerçekten güçlü kılan, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güvendir. İşte bu nedenle insan, tarih boyunca devlet kurarken ve yaşatırken, aslında adaleti aramıştır. Bazen bir hükümdarın kapısında, bazen bir savaş meydanında, bazen bir mahkeme salonunda, bazen de kendi vicdanında... Adalet, bugüne kadar haksızlığa uğrayanların hak arama mücadelesinde şekillenmiştir. Bugün itibarıyla adalet duygusu herkesin vicdanında tecelli etmeli; adaletin gerçekleşmesi için artık kimsenin haksızlığa uğramasına ihtiyaç duyulmamalıdır. "HAKİM, SOSYAL MEDYADAN ETKİLENMEMELİ." Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur. Adalet, haklı ile güçlü arasında tercih yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz. Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir. Bu nedenle hâkimlik mesleğinin özünde aslında büyük bir yalnızlık vardır. "KARAR, GEREKÇESİYLE BİRLİKTE BİR ANLAM İFADE EDER." Hakimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı; kendisine tanınmış önemli bir yetki olmasının yanında, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Hâkim, karar verirken bu yetki ve sorumluluk dengesini çok iyi kurarak hareket etmelidir. Çünkü hâkimin bağımsızlığının ve tarafsızlığının içinde davacının da davalının da, mağdurun da sanığın da hakkı gizlidir. Daha da ötesi, toplumun güven duygusu da burada saklıdır. Hâkimin kararı gerekçeli olmalı ve gerekçesiyle ikna edici olmalıdır. Çünkü bir karar gerekçesiyle birlikte bir anlam ve bütünlük ifade eder. Hâkim, hükmünün açıklanmasını gerekçesiyle yapar; muhakemesini görünür ve denetlenebilir kılar. Hâkimin önündeki bir dosyada ilk bakışta hukuki veya cezai bir olay vardır; ancak bu dosyada belki bir çocuğun yarını veya bir ailenin geleceği vardır. Bir işçinin emeği veya bir tüketicinin alacağı vardır. Bir sanığın özgürlük beklentisi veya hakkın yerine gelmesini bekleyen bir mağdur vardır. Hukuk veya ceza dosyaları matematiksel bir problem değildir; her dosyanın arkasında gerçek bir hayat vardır. Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır." Mahkeme salonundaki kürsünün yüksek olması, hâkimin taraflara ve dosyadaki olaya uzak olması için değildir; dava konusunun bütününü çok daha iyi görebilmesi ve tarafların halini daha iyi anlayabilmesi içindir. Hâkimin zaman yönetimini de çok iyi yapması gerekir. Hepimizin bildiği gibi, geciken adalet adalet değildir. Bazen aşırı hızlı karar vermek de adaletin tecellisine engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hâkim; doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir ve en önemlisi adil bir karar verir. "MESAFELER DARALDIKÇA ÇATIŞMA YOK OLUR" Bir başka önemli husus ise dava açılmasına ihtiyaç duyulmadan uyuşmazlıkların çözülmesi konusunda çalışmaların etkin bir şekilde yapılmasıdır. Bu anlamda arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının daha da geliştirilmesi önem arz etmektedir. Mahkeme kararı uyuşmazlığı sona erdirir; fakat tarafların kendi iradeleriyle vardıkları adil bir çözüm, bazen uyuşmazlığın sebebini dahi ortadan kaldırabilir. Çünkü insan hayatında uyuşmazlıkların en iyi çözümü tarafların birbirini anlamasıdır. Anlamak ön yargıyı azaltır; ön yargının azaldığı yerde mesafeler daralır. Mesafeler daraldıkça çatışma yok olur, sulh mümkün hale gelir; toplumsal barış da böyle filizlenir. İçinde bulunduğumuz çağın baş döndürücü hızla gelişen alanlarından biri de bilgi teknolojileridir. Yargı bu dönüşümün dışında kalan değil, süreci etkin bir biçimde yöneten konumda olmalıdır. Memnuniyetle görüyoruz ki ülkemizde yargı; UYAP başta olmak üzere adalet hizmetlerinin dijitalleşmesinde önemli bir birikime ve uygulamaya sahiptir."

Gönderi02 Eyl 2026 09:26
53 Kaydetme119 Yorum1.014 Beğeni18 Alıntı114 Paylaşım163.441 Görüntülenme164.759 Toplam Etkileşim

@cemaykut34 Rica ederim. Faciaya ışık tutan yazınız nedeniyle ben size çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla,

Yanıt01 Eyl 2026 06:42
18 Beğeni1.113 Görüntülenme1.131 Toplam Etkileşim

KKTC'DEKİ FACİANIN NEDENLERİNE IŞIK TUTAN BİLGİLER... Okyanusta uzakyol vardiya zabitliği yapmış eski bir denizci olarak, Girne açıklarında Filo Jet katamaranının alabora olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle takip ediyorum… Çünkü bu facia, denizcilik kurallarının çiğnendiği, göz göre göre gelen bir felakettir. "High Speed Craft" (Yüksek Hızlı Gemi) sınıfı tekneler, klasik tek gövdeli ağır gemilerden çok farklı çalışır; Suyu kolayca yaran iki ince paralel gövde sayesinde sürtünmeyi minimuma indirip 35-40 knot gibi yüksek süratlere ulaşırlar. Su Jeti (Waterjet) Sistemi ile çalıştığından Pervane veya dümenleri yoktur. Suyu dipten emip arkadan yüksek basınçla püskürterek ilerlerler. Bu teknoloji sakin denizde avantajlı olsa da fırtınalı denizde zaafiyeti büyüktür. Klasik bir gemi yalpalasa da omurgası sayesinde kendini doğrultabilir. Katamaranlar ise geniş yapıları nedeniyle kritik bir yatma açısını geçtiler mi alabora olurlar ve bir daha asla düzelemezler. Dalgalı denizde kıç taraf havaya kalktığında su jetleri hava emer (ventilasyon), itme gücü aniden biter ve gemi dalgaların kucağında kontrolsüz kalır. Bu günde bu olmuştur. Denize açılma kararı köprü üstü mantığıyla tamamen hatalıdır… KKTC de bir gün önce fırtına vardı, fırtınanın bitmesi demek denizin düzeldiği anlamına gelmez; fırtınadan kalan o sinsi ve yüksek enerjili "ölü dalgalar" (swell) devam eder, 3-3.5 metrelik bu dalgalarda hızlı bir katamaranı seyre kaldırmak felakete davetiyedir ve böyle de olmuştur, baş taraftaki kapaklar patlamış içeri su dolmuş, gemi hızla alabora olmuştur. Ancak buradaki en büyük skandal sadece kaptanın kararı değildir. Bu kaza, KKTC'deki liman denetimlerinin, gemilerin tam kontrolünün ve denize elverişlilik (seaworthiness) süreçlerinin neredeyse sıfır, yani tamamen işlevsiz olduğunu açıkça gözler önüne sermiştir. Uluslararası standartlarda titizlikle yapılması gereken sörveyler ve hava muhalefeti kontrolleri KKTC'de layığıyla uygulanmamıştır. Eğer uygulansaydı 26 yaşındaki bu yorgun jet gemisinin limandan çıkışına asla izin verilmezdi. Suçluların bir an önce adalete hesap vermesi en büyük arzumdur ama sadece gemi personelinin değil, kimin hatası varsa… Son olarak; Yüksek Denizcilik Fakültesinde öğretilen ilk şey şudur: “Deniz şakaya gelmez; kuralları hiçe sayan sisteme bedelini er ya da geç canla ödetir." Bilin istedim… (Cem Aykut)

Gönderi31 Ağu 2026 19:11
50 Kaydetme28 Yorum1.363 Beğeni5 Alıntı131 Paylaşım164.088 Görüntülenme165.665 Toplam Etkileşim

Can kaybı maalesef 8'e çıktı.

Yanıt30 Ağu 2026 16:54
2 Yorum24 Beğeni22.789 Görüntülenme22.815 Toplam Etkileşim

FLAŞ...FLAŞ... Son resmi bilgi: 7 kişi maalesef hayatlarını kaybetti. 23 kişinin aranmasına devam ediliyor...

Gönderi30 Ağu 2026 14:24
11 Kaydetme14 Yorum577 Beğeni1 Alıntı34 Paylaşım231.090 Görüntülenme231.727 Toplam Etkileşim

@canerzgneubp4 Teşekkürler kardeşim.

Yanıt30 Ağu 2026 13:28
1 Yorum6 Beğeni1.101 Görüntülenme1.108 Toplam Etkileşim

FLAŞ...FLAŞ... Batan gemiden kurtarılanların sayısı 237'ye çıktı. 23 kişinin aranmasına devam ediliyor. Dileğimiz onların da kurtarılmaları...

Gönderi30 Ağu 2026 13:21
5 Kaydetme16 Yorum1.791 Beğeni36 Paylaşım139.672 Görüntülenme141.520 Toplam Etkileşim

FLAŞ...FLAŞ... KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 176 kişinin salimen karaya çıkarıldığını, maalesef 6 can kaybı bulunduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Gönderi30 Ağu 2026 12:34
5 Kaydetme9 Yorum436 Beğeni19 Paylaşım122.327 Görüntülenme122.796 Toplam Etkileşim

FLAŞ...FLAŞ... Girne açıklarında alabora olan geminin tamamen suya gömüldüğü ve kayıpların bulunduğu haberleri geliyor. Yine de hiçbir can kaybı olmamasını, herkesin kurtarılmasını diliyorum.

Gönderi30 Ağu 2026 12:20
5 Kaydetme14 Yorum784 Beğeni21 Paylaşım128.684 Görüntülenme129.508 Toplam Etkileşim

Ben Ankara'da yaşamıyorum ve şu anda yüzlerce kilometre uzaktayım. Hayatım boyunca göğüslerini vatan için siper eden şehitlerimizin aziz hatıralarının ve kahraman gazilerimizin yanında oldum. Bu nedenle de en onur verici ödüllerimden birini Şehit Anaları Derneği Başkanı Sn. Pakize Akbaba'dan aldım.

Yanıt30 Ağu 2026 12:12
1 Kaydetme1 Yorum37 Beğeni2 Paylaşım6.215 Görüntülenme6.256 Toplam Etkileşim

FLAŞ...FLAŞ... KKTC'nin Girne Limanı açıklarında 259 yolcu ve 8 mürettebatla alabora olan gemidekilerin akıbetleri konusunda Cumhurbaşkanlığıı Basın Danışmanı Tünay Mertekçi ile konuştum. Kurtarma çalışmalarının devam ettiğini, şu ana kadar bir kayıp haberi almadıkları söyledi.

Gönderi30 Ağu 2026 11:17
5 Kaydetme20 Yorum495 Beğeni1 Alıntı42 Paylaşım160.852 Görüntülenme161.415 Toplam Etkileşim

@Oguzcaptain Yazı baştan sona büyük saygı ifade ediyor.

Yanıt30 Ağu 2026 10:43
1 Yorum4 Beğeni187 Görüntülenme192 Toplam Etkileşim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zaferi'nin 104. Yıldönümü nedeniyle yaptığı Anıtkabir ziyaretinde, Atatürk'ün mozolesine ay yıldızlı çelenk bıraktıktan sonra özel deftere şunları yazdı: "Aziz Atatürk, bugün millet olarak Büyük Zafer'in 104'üncü yıl dönümünü bir kez daha gururla kutluyoruz. Milli mücadelenin dönüm noktalarından biri olan Büyük Zafer'de emeği geçen zat-ı aliniz başta olmak üzere Büyük Millet Meclisi'mizin kıymetli mensupları ile kahraman ordumuzun kahraman neferlerini şükranla yad ediyoruz. Şehit ve gazilerimizin mukaddes emaneti olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti'ni onlardan devraldığımız mirasın kılavuzluğunda, kardeşlik ve dayanışma ruhuyla her alanda güçlendirmeye devam ediyoruz. Bundan 104 yıl önce olduğu gibi bugün de ülkemizi ve coğrafyamızı hedef alan menfur planlara müsaade etmiyor, milletimizin istiklal ve istikbaline kararlılıkla sahip çıkıyoruz. Ruhun şad olsun."

Gönderi30 Ağu 2026 10:18
15 Kaydetme22 Yorum571 Beğeni1 Alıntı20 Paylaşım163.676 Görüntülenme164.305 Toplam Etkileşim

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ KURUCUSU PROF. DR. MEHMET HABERAL'DAN 30 AĞUSTOS MESAJI: “Esarete Karşı Cesaretin, Umutsuzluğa Karşı Direncin Zaferidir” Başkent Üniversitesi’nin kurucusu, dünyaca ünlü bilim insanı ve cerrah Prof. Dr. Mehmet Haberal, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkent Üniversitesi’nde düzenlenen çelenk koyma töreninde konuşan Haberal, 30 Ağustos’un yalnızca bir tarih olmadığını, aynı zamanda bir milletin kendi geleceğine sahip çıktığı önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bu zafer uğruna hayatlarını kaybeden aziz şehitleri ve Lozan kahramanı İsmet İnönü’yü rahmet ve şükranla anarak konuşmasına başlayan Prof. Dr. Mehmet Haberal, şöyle konuştu: “30 Ağustos yalnızca geçmişte kalmış bir tarih değildir. 30 Ağustos, bugün bize bir milletin ortak bir amaç etrafında buluştuğunda neleri başarabileceğini anlatan en güçlü mirastır. Bu zafer; vazgeçmeyenlerin, umudunu kaybetmeyenlerin, esarete karşı cesaret edenlerin, umutsuzluğa karşı inananların ve kendi geleceğine sahip çıkanların zaferidir.” Haberal, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bize düşen en büyük sorumluluk, bu büyük zaferin ruhunu yalnızca törenlerle değil, hayatın her alanında yaşatmaktır. Birbirimizi dinleyerek, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek, çok çalışarak, ortak akıl ve birlik içinde Cumhuriyetimize sahip çıkmaktır.” Konuşmasının son bölümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını anan Prof. Dr. Mehmet Haberal, şunları söyledi: “Bu ülkeyi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlığımız uğruna hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası alanda güvence altına alan İsmet İnönü’yü ve mücadele arkadaşlarını rahmetle, şükranla anıyorum. Tabii ki İhsan Doğramacı Hocamı da…” Ünlü cerrah Prof. Dr. Haberal, Türkiye’nin bugün özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesini Atatürk ve silah arkadaşlarına borçlu olduğumuzu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün bu topraklarda başımız dik, alnımız açık, özgürce yaşayabiliyorsak; bunu bu ülkenin bağımsızlığı için canını ortaya koyan ve ömrünü ülkesinin geleceğine adayan Atatürk’e ve silah arkadaşlarına borçluyuz. Bizlere düşen görev; onların bize emanet ettiği bu eşsiz mirasa sahip çıkmak, ülkemize durmadan yeni eserler kazandırmak, ay-yıldızlı bayrağımızı Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda dünyanın en tepesinde dalgalandırmaktır. Biz Başkent Üniversitesi olarak bunu yapıyoruz. Başkent Üniversitesi’nin eğitim ve sağlık kurumları, bugün bütün vatandaşlarının başını dik tutacağı, gurur duyacağı kurumlar haline gelmiştir.” Prof. Dr. Mehmet Haberal, mesajının sonunda “Zafer Bayramımız kutlu olsun” dedi.

Gönderi30 Ağu 2026 07:41
2 Kaydetme9 Yorum419 Beğeni33 Paylaşım78.583 Görüntülenme79.046 Toplam Etkileşim

“...Her evresi ile düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş olan bu hareket, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komuta kurulunun yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihe bir daha geçiren muazzam bir eserdir. Bu eser Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu eseri yaratan bir milletin çocuğu, bir ordunun başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdur.” Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Gönderi30 Ağu 2026 07:25
4 Kaydetme15 Yorum830 Beğeni1 Alıntı76 Paylaşım68.747 Görüntülenme69.673 Toplam Etkileşim