Rapor Dönemi17-08-2026 - 16-09-2026Telif Bildirimi: Sitedeki verilerin izin alınmaksızın kopyalanması, çoğaltılması veya herhangi bir mecrada kullanılması kesinlikle yasaktır ve yasal işlem başlatılır.
BetaSosyal Rapor
X listesine dön
Zafer Şahin

Zafer Şahin

@zafersahin06770.526 takipçi17 Ağustos 2026 - 16 Eylül 2026
Profili Aç

İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.

198
Gönderi
%+10.6 / +19
45.282
Yorum
%+8.5 / +3.540
365.268
Beğeni
%-30.1 / -157.007
55.471
Paylaşım
%-32.8 / -27.018
2.541
Alıntı
%-15.4 / -462
19.165.513
Görüntülenme
%-30.7 / -8.504.796
99.162
Ort. Etkileşim/Gönderi
%-37.3 / -59.049

Paylaşım Türü Dağılımı

İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)

Gönderiler (198)

Yeni nesil devlet Türkiye bir süredir güne operasyon haberleriyle başlıyor. Yargı ve emniyetin radarına dini kendine kalkan yaparak holdingleşen sözde cemaatler de takılıyor. Belediyeleri talan eden sorumsuz yerel yöneticiler de..   Reşit olmayan çocuklara adam öldürten yenil nesil suç örgütleri, gençleri ve kadınları uyuşturucu-fuhuş batağına sürükleyen suç şebekeleri… Hepsine teker teker dokunuyor devlet… Biraz gecikmiş ama yerinde ve milletin büyük çoğunluğunun tam desteğini alan operasyonlar bunlar. Ve yalnızca “Asayiş operasyonları” olarak görmemek lazım bu hareketliliği.   Karşımızda kendisini güncelleyen, kadife eldiven içindeki demir yumruğunu masaya vuran yeni nesil bir devlet var. İyi, güzel de..Devlet bu güncellemeye neden ihtiyaç duydu?    Çünkü karşımızda artık eski tip suç örgütleri yok. Dijitalleşme ve sosyal medyanın yıkıcı etkisiyle suç değişti. Suçlu değişti. Suçtan elde edilen paranın dolaşım biçimi değişti.   Dolayısıyla devletin mücadele yönteminin de değişmesi gerekiyordu. Türkiye şu an işte o değişimle tanışıyor. Ne diyor İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi? “Adana’da bir suç örgütüne operasyon yaptık. Kendilerine operasyon yapılınca intikam alma hevesine düşmüş, Adana’ya 3 kişi göndermişler. Onlara da operasyon yaptık. Kim devletle boy ölçüşebilir ki?”   Ne diyor Adalet Bakanı Akın Gürlek? “Vatandaşlarımız müsterih olsun.. Devletin nefesi, bu kirli düzenlerden menfaat sağlayanların üzerindedir. Suçtan kazanç sağlayanların kurdukları düzenler birer birer ortaya çıkarılacak; sorumlular cezalandırılacak.”   Yeni nesil devlette suçla nasıl mücadele edildiğinin kısa özetidir iki bakanın açıklamaları.   Eski devlet suçu takip ederdi, yeni nesil devlet suç ekonomisini takip ediyor. Eskiden organize suç denildiğinde insanların zihninde belli bir görüntü oluşurdu: Mafya, silahlı adamlar, haraç, tehdit, kumarhaneler…   Bugünün suç dünyası çok daha karmaşık. Yeni nesil suç örgütleri şirket kuruyor. Sosyal medyayı kullanıyor. Yasa dışı bahis organizasyonları oluşturuyor. Uyuşturucudan kazanılan parayı farklı sektörlerde aklıyor. Kripto varlıkları ve uluslararası para transferlerini kullanıyor. Lüks otomobiller, rezidanslar ve sosyal medya üzerinden oluşturulan şatafatlı hayatlarla özellikle gençlere güç ve zenginlik mesajı veriyor.   Suç artık yalnızca sokakta değil. Suç aynı zamanda dijital dünyada, finans sisteminde ve ekonomik hayatın içerisinde. İşte yeni nesil devlet tam burada ortaya çıkıyor. Yeni nesil devlet yalnızca suçluyu yakalayan devlet değil. Suçun parasını takip eden, finansmanını kesen, dijital ağını çözen, mal varlığına ulaşan ve suç örgütünün ekonomik ekosistemini dağıtan devlet.   Yeni nesil devlet için tabelaların, isimlerin önemi yok. Bir yapı kendisine şirket diyebilir. Cemaat diyebilir. Dernek diyebilir. Holding diyebilir. Belediye diyebilir.   Devlet açısından temel soru şudur: Burada suç var mı, yok mu? Varsa devlet harekete geçer. Çünkü hukuk devletinde hiçbir sosyal, ekonomik, dini veya siyasi kimlik suçun zırhı olamaz. Türkiye’de hukuk önünde kimsenin dokunulmaz olmadığı algısı yavaş yavaş oturuyor.  Vergisi ödeyen, kanunlara uyan vatandaşın devletten beklentisi tam da bu zaten. O yüzden bu operasyonlara destek veriyor sokaktaki insan.. Yeni nesil devlet Türkiye’ye iyi gelecek … Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Gönderi21 Ağu 2026 08:57
16 Kaydetme270 Yorum2.646 Beğeni14 Alıntı582 Paylaşım42.071 Görüntülenme45.599 Toplam Etkileşim

İsmail Kartal’ı Gençlerbirliği maçındaki tercihleri sebebiyle ben de eleştirdim. Ama bazı spor yorumcuları ve sosyal medya figürlerinin eleştirileri bir insan hakları ihlali boyutuna gelmiş durumda. Göreve gelmeden önce Anadolu Hisarında kahvehanede oturuyormuş! Bunu bile eleştiriyorlar! Nerede otursaydı memnun olurdunuz? Bu ne ilkel, ne insanlık dışı bir eleştiri!! İsmail Hocanın giyimine, fiziki özelliklerine laf edenler aslında kendi aşağılık komplekslerini yansıtıyor. Adam gibi eleştir, lafını söyle. Ama insanların onurunu , gururunu hedef alma. İki tık fazla almak için 60 yaşın üzerindeki bir adama böyle yüklenilmez. Herkesin ailesi var, sevdikleri var. Ayıptır.

Gönderi20 Ağu 2026 23:26
24 Kaydetme175 Yorum2.893 Beğeni14 Alıntı208 Paylaşım120.688 Görüntülenme124.002 Toplam Etkileşim

“İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye’deki gelişmeler ve Türkiye ile yaşanan gerginliğe dair bir güvenlik toplantısı gerçekleştiriyor." I24 News.

Gönderi20 Ağu 2026 20:57
7 Kaydetme68 Yorum1.052 Beğeni3 Alıntı95 Paylaşım48.773 Görüntülenme49.998 Toplam Etkileşim

1-Belediye başkanlarımız baskıdan dolayı parti değiştiriyor. 2- Parti değiştirmeyen alınıyor.. Bu iki iddiayı çürüten bir açıklama. Menderes’in belediye başkanı 1,5 yıldır AK Partiye geçmeye çalışıyormuş! https://t.co/NdXIyhte8H

Gönderi20 Ağu 2026 17:37
56 Kaydetme188 Yorum3.352 Beğeni5 Alıntı525 Paylaşım158.129 Görüntülenme162.255 Toplam Etkileşim

Kadınların çaresizliğini istismar eden… İnsan ticareti ve fuhuş üzerinden haksız kazanç sağlayan yapılara göz yummayacağız. (Ankara’nın kirli yüzünün, sözde eğlenceli gece hayatının özetidir şu iki cümle… Çok önemli ve doğru bir operasyon.)

Alıntı20 Ağu 2026 12:51
7 Kaydetme23 Yorum1.720 Beğeni1 Alıntı237 Paylaşım42.236 Görüntülenme44.224 Toplam Etkileşim

Baz raporundaki rüşvet detayları! Dikkat çekici İmamoğlu- Böcek trafiği.. https://t.co/DWrtZRWKdX https://t.co/ESpZZ5ov7c

Gönderi20 Ağu 2026 09:08
5 Kaydetme167 Yorum1.157 Beğeni12 Alıntı266 Paylaşım26.349 Görüntülenme27.956 Toplam Etkileşim

İsrail’de biraz olsun bölge gerçeklerinden haberdar olan, Türkiye’nin Esad Suriyesi ve İran olmadığını bilen birileri varmış! Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak: Netanyahu'nun Türkiye ile gerginliği kasıtlı olarak tırmandırması pervasız ve aptalca. Türkiye, İran ya da Esed'in Suriyesi değildir. Türkiye karşısında, ABD aracılığıyla koordine edilecek gizli temaslar yoluyla çözülemeyecek, hafifletilemeyecek veya uzun vadeye ertelenemeyecek stratejik bir sorun yoktur.

Gönderi19 Ağu 2026 21:34
37 Kaydetme116 Yorum2.763 Beğeni6 Alıntı245 Paylaşım176.452 Görüntülenme179.619 Toplam Etkileşim

Türkiye’nin tarihin bu döneminde önümüzdeki 50 yılı nasıl planladığını gören bir katil…

Alıntı19 Ağu 2026 19:20
19 Kaydetme101 Yorum1.419 Beğeni4 Alıntı184 Paylaşım94.157 Görüntülenme95.884 Toplam Etkileşim

İnsanların dini hassasiyetlerini istismar ederek holdingleşen.. Devlete parmak sallayan.. Türkiye’de gariban insanlardan topladığı paraları niyeyse yurt dışına çıkaran! Kişisel servetine servet katan.. Yabancı istihbarat servislerinin zamanı geldikçe Türkiye’ye karşı harekete geçirdiği, sık kullanılanlara eklesişi yapılara müdahale eden devlete hep destek tam destek. Efendim cemaatlere operasyon yapılıyor! Bu Fetö’’nün suyu bulundırmak için yaydığı fitneden başka bir şey değil. Cemaatlere operasyon yapılmıyor. Dini bir yapıymış gibi görünüp holdingleşen, giderek örgüt haline gelen şebekelere dokunuluyor. Operasyonlarda emeği geçen yargı ve emniyet mensuplarına milletin desteği tam.

Gönderi19 Ağu 2026 12:19
29 Kaydetme887 Yorum5.098 Beğeni36 Alıntı872 Paylaşım133.750 Görüntülenme140.672 Toplam Etkileşim

Futbol güzeldir. https://t.co/zK08JGHghy

Gönderi19 Ağu 2026 10:20
3 Kaydetme40 Yorum1.141 Beğeni38 Paylaşım65.428 Görüntülenme66.650 Toplam Etkileşim

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Kuytulcular yapılanmasına yönelik soruşturmasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Soruşturmada, yapılanmanın 2018'deki adli işlemlerin ardından yeniden organize olduğu ve faaliyetlerini farklı kişi ve ticari işletmeler üzerinden sürdürdüğü yönünde bulgulara ulaşıldı. “İnfak, kurban, zekat, fitre ve öğrenci yardımı" adı altında toplandığı belirtilen paralar ile şirket, banka hesabı, araç ve taşınmaz hareketleri mercek altına alındı. Bazı malvarlıklarının farklı kişiler adına kayıtlı olmasına rağmen fiilen yapılanma yöneticilerince kullanıldığı iddiaları incelendi. Dosyada, 2022'de bir kişinin malvarlığını devretmeye zorlandığı ve zorla video çektirildiği iddiası da yer aldı. Ayrıca yapılanmadan ayrılanlara yönelik baskı iddiaları kapsamında 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Başsavcılık, soruşturmanın inançları değil, somut suç eylemlerini kapsadığını vurguladı.

Gönderi19 Ağu 2026 09:24
10 Kaydetme249 Yorum1.886 Beğeni8 Alıntı281 Paylaşım63.374 Görüntülenme65.808 Toplam Etkileşim

Çok üzücü ve dehşet verici bir olay… Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş tarafından bıçaklandı.  Şu an ameliyata alındı. Sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Geçmiş olsun..  Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı. https://t.co/XRYIbnwP7c

Gönderi18 Ağu 2026 16:56
23 Kaydetme58 Yorum669 Beğeni5 Alıntı85 Paylaşım72.594 Görüntülenme73.434 Toplam Etkileşim

*SON DAKİKA - YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ BIÇAKLANDI* Edinilen ilk bilgilere göre, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş tarafından bıçaklandı.  Özgür Özel’le birlikte Yeni Parti’ye geçtiği belirtilen Seydi Ahmet Keleş’in gerçekleştirdiği saldırının ardından Melih Meriç hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.  Meriç’in hayati tehlikesinin bulunduğu ve sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.

Gönderi18 Ağu 2026 16:45
7 Kaydetme24 Yorum619 Beğeni2 Alıntı83 Paylaşım37.459 Görüntülenme38.194 Toplam Etkileşim

▪️Süleymancılar cemaatinin lideri Ahmet Arif Denizolgun, 7 Eylül 2016’da “beyin kanaması” sonucu hayatını kay. Daha doğrusu yapılan açıklama böyleydi. Ama başta ailesinden bazı isimler olmak üzere kamuoyu bu açıklamaya inanmadı. Peki bu açıklama neden inandırıcı bulunmadı. 1- ÖLÜMÜN ZAMANLAMASI Ahmet Arif Denizolgun, 15 Temmuz darbe girişiminden sadece 54 gün sonra, 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetti. Ölümünün hemen ardından cemaatin yönetiminin el değiştirmesi şüphelerin en önemli başlıklarından biri. 2- LİDERLİK NEDEN VE NASIL EL DEĞİŞTİRDİ? Fatih Süleyman Denizolgun’un suç duyurusundaki iddiasına göre, Ahmet Arif Denizolgun’un ardından cemaatin başına erkek kardeşinin oğlu Mehmet Beyazıt Denizolgun’un geçmesi beklenirken, kız kardeşi Gülderen Denizolgun Kuriş’in oğlu Alihan Kuriş lider ilan edildi. Şikâyet dilekçesinde, bunun önceden hazırlanmış bir plan olup olmadığının araştırılması isteniyor. 3- ÖLÜM GÜNÜ LİDERLİK İLANI NASIL YAPILDI? Suç duyurusundaki en dikkat çekici iddialardan biri de şu: Ahmet Arif Denizolgun’un öldüğü 7 Eylül 2016 günü Alihan Kuriş’in cemaat liderliğinin açıklanmış olması. Yeğen Denizolgun, bu hızın ve zamanlamanın araştırılması gerektiğini savunuyor. 4- İLK OTOPSİ RAPORU DEĞİŞTİRİLDİ Mİ? Fatih Süleyman Denizolgun’un iddiasına göre olayın hemen ardından hazırlanan ilk otopsi raporu değiştirildi ve yerine ölüm nedenini “beyin kanaması” olarak gösteren başka bir rapor hazırlandı. 5- OTOPSİ HEYETİNDEKİ DOKTOR HAKKINDAKİ FETÖ İDDİALARI Edinilen bilgilere göre Denizolgun’un ölümünü “beyin kanaması” olarak değerlendiren otopsi heyetinde bulunan Uzman Dr. Yusuf İslam Duman, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Duman’ın “Zafer” kod adını kullandığı, ByLock kullanıcısı olduğu ve FETÖ’nün TUS yapılanmasında görev aldığı iddia ediliyor. 27 Nisan 2025’te gözaltına alınan Duman’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak serbest bırakıldığı belirtiliyor. Bu durumda cevaplanması gereken soru açık: Denizolgun’un ölüm raporunun hazırlanmasında FETÖ bağlantılı olduğu ileri sürülen bir kişinin bulunmasının dosyaya etkisi oldu mu? 6- CESETTE TESPİT EDİLEN KİMYASALLAR 8 Eylül 2016 tarihli Adli Tıp raporunda cesedin çürüme sıvısında; 📌Baryum 📌Arsenik 📌Kadmiyum 📌Nikel organlarda ise; 📌Arsenik 📌Kadmiyum 📌Cıva 📌Nikel tespit edildiği belirtiliyor. Şimdi kritik mesele şu: Bu maddeler hangi miktardaydı? Normal kabul edilebilecek seviyelerde miydi, yoksa toksik/zehirleyici düzeyde miydi? 7- FETÖ–SÜLEYMANCILAR BAĞLANTISI İDDİALARI Denizolgun’un 15 Temmuz’dan kısa süre sonra ölmesi, cemaat yönetiminin değişmesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler yıllardır tartışılıyor. Diyanet’in 15 Temmuz sonrasında hazırladığı rapordaki Süleymancılar değerlendirmesi ile FETÖ çevrelerinin liderlik değişimi sonrasında cemaate ilişkin tutumu da bu tartışmaların önemli parçaları. Yaklaşık 10 yıldır cevap bekleyen temel soru ise hâlâ aynı: Ahmet Arif Denizolgun gerçekten doğal nedenlerle mi öldü, yoksa ölümünün arkasında ortaya çıkarılması gereken başka bir gerçek mi var?

Gönderi18 Ağu 2026 14:01
44 Kaydetme55 Yorum1.650 Beğeni6 Alıntı293 Paylaşım115.035 Görüntülenme117.083 Toplam Etkileşim

*SON DAKİKA | ARİF AHMET DENİZOLGUN’UN MEZARI AÇILACAK: FETH-İ KABİR KARARI VERİLDİ* Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi. Karar kapsamında Denizolgun’un mezarı açılarak, ölüm nedenine ilişkin yeniden adli inceleme yapılacak. Böylece yıllardır tartışma konusu olan ölümünün doğal nedenlerle mi gerçekleştiği, yoksa herhangi bir dış müdahalenin bulunup bulunmadığı bilimsel ve adli bulgular ışığında yeniden araştırılacak. Denizolgun’un ölümüne ilişkin dosyada; ölümün bildirilmesindeki gecikme, cesette bulunduğu ileri sürülen şüpheli bulgular ve dönemin Adli Tıp incelemelerine yönelik iddialar kamuoyunda uzun süredir tartışılıyordu. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı da dosyayı yakından takip ediyor. Başkanlığın resmi görevi, geçmiş yıllara ait faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon sağlamak. Denizolgun ailesi de kısa süre önce ölümün yeniden araştırılması için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurmuştu. Feth-i kabir işlemi sonrası elde edilecek bulguların Adli Tıp Kurumunca incelenerek Denizolgun’un ölümüne ilişkin şüphelerin aydınlatılması hedefleniyor.

Gönderi18 Ağu 2026 13:02
15 Kaydetme22 Yorum1.090 Beğeni2 Alıntı139 Paylaşım45.983 Görüntülenme47.251 Toplam Etkileşim

DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE %99.5’LİK TARİHÎ DOLULUK Yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital dönüşüm odaklı yeni programlara %100’e varan talep… 📌 Devlet üniversitelerindeki örgün programlara ayrılan 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392’si doldu. Doluluk oranı %99,5’e ulaştı. 📌 Ek yerleştirme öncesinde devlet üniversitelerinde yalnızca 2 bin 292 boş kontenjan kaldı. Geçen yıl bu sayı 5 bin 503’tü. Boş kontenjan sayısı bir yılda %58,3 azaldı. 📌 Devlet üniversitelerindeki ön lisans programlarında ise doluluk %99,98 oldu. Yüz binlerce kontenjan içinde sadece 37 kontenjan boş kaldı. 📌 Başarı sırası barajı bulunan Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık ve Hukuk programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanları %100 doldu. 📌 Mühendislik programlarında doluluk %98’i aştı. 📌 Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, İşletme ve Ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boş yer kalmadı. Bir başka dikkat çekici sonuç ise yapay zekâ ve geleceğin mesleklerinde… Yapay Zekâ Mühendisliği, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zekâ, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü gibi lisans ve ön lisans programları %100 doluluğa ulaştı. İlk kez açılan İşletme ve Yapay Zekâ, Mobil Güvenlik Teknolojileri, İlaç Üretim Teknolojisi, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, Paramedik, Laboratuvar Hayvanları, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarında da tek bir boş kontenjan kalmadı. Öğretmenlik programlarında da güçlü talep var. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, PDR, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları devlet üniversitelerinde %100 doldu. Açıköğretimde ayrılan 89 bin 396, uzaktan öğretimde ayrılan 8 bin 298 kontenjanın tamamı doldu. Yerleşen öğrencilerin tercihlerine bakıldığında da önemli bir sonuç var: ➡️ %19’u ilk tercihine ➡️ %40’ı ilk üç tercihinden birine ➡️ %55’i ise ilk beş tercihinden birine yerleşti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, sonuçların özellikle hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik gibi alanlarda yapılan kontenjan düzenlemelerinin ardından geldiğine dikkat çekti: “Kontenjan politikamızın isabeti sonuçlara yansıdı. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihî bir seviyeye ulaştı; neredeyse boş kontenjan kalmadı.”

Gönderi18 Ağu 2026 12:06
6 Kaydetme60 Yorum680 Beğeni3 Alıntı99 Paylaşım38.283 Görüntülenme39.131 Toplam Etkileşim

Ümraniye-Kavacık-Beykoz Raylı Sistem Hattı’nın yapımını Ulaştırma Bakanlığı üstlendi. 17,5 kilometre uzunluğunda ve 14 istasyondan oluşacak hat, Ümraniye ile Beykoz’u Kavacık üzerinden birbirine bağlayacak.

Alıntı18 Ağu 2026 10:45
9 Kaydetme80 Yorum1.940 Beğeni6 Alıntı380 Paylaşım52.917 Görüntülenme55.332 Toplam Etkileşim

DİJİTALE KARŞI B PLANINIZ VAR MI?   Türkiye’de medya sektöründe büyük bir adaletsizlik var. Hiçbir anlamlı denetime tabi olmadan bu ülkeden yılda 150 milyar lira reklam geliri elde eden yabancı dijital platformlar neredeyse hiç vergi ödemiyor. Yanlış, zararlı ve hatta suç içeriklerini hiçbir filtreden geçirmeden yayınlıyor. Türkiye’nin yasalarını tanımıyor, yapılan uyarıları dikkate almıyorlar. Geleneksel medya lisans almadan yayın yapamıyorlen bu platformların böyle bir derdi yok. Yayınlarında suç işlediklerinde kurumsal olarak muhatap bulunamıyor. Çünkü çoğunun Türkiye’de bir temsilcisi bile yok! O kadar rahat ve sorumsuzca hareket ediyorlar ki… Marjinal içerikler algoritma oyunlarıyla sürekli öne çıkarılıyor. Her türlü suç içeriği X, instagram, youtube gibi platformlarda sürekli öne çıkarılıyor.   Peki geleneksel medyada durum ne? Onların işi zor. Binlerce kişiye istihdam sağlayacaksın. Vergi ödeyeceksin. SGK primlerini yatıracaksın. Uydu, lisans ücretlerini, RTÜK payını geciktirmeyeceksin. Stüdyo, bina, verici, personel ve ekipman giderlerini karşılayacaksın. Reklam pastasından aldığın pay haksız rekabet sebebiyle her yıl biraz daha küçülecek. Ve sen eğer başarabilirsen ayakta kalacaksın! Bu sürdürülebilir bir durum değil.   Dijital platformlar ve geleneksel medya.. An itibariyle ringe çıkan iki boksör gibiler… Birinin eli, kolu yasalarla, vergilerle bağlanmış. Hareket edemiyor. Öbürü kural tanımazlığın, vergi avantajlarının sağladığı rahatlıkla rakibine sağlı sollu kroşeler indiriyor. Nakavt kaçınılmaz…   Şimdi bütün mesele şu: Geleneksel medya havlu attığında yerine neyi, kimi koyacaksın? Var mı bir B Planın? Bitmedi… Bir de ceza meselemiz var..   Türkiye’de televizyonların üzerinde ciddi bir düzenleyici baskı var. Elbette olacak.. Medya denetimsiz olmaz. İftira, hakaret, şiddet, çocuk istismarı, müstehcenlik ve toplumsal değerleri açıkça ihlal eden yayınlar karşısında RTÜK tabii ki cezayı kesecek. Ancak burada da büyük bir eşitsizlik söz konusu. Denetim varsa neden herkese eşit uygulanmıyor?   TV’de bir dakikalık yayın ya da sahneye ağır yaptırımlar uygulanırken, dijitalde saatlerce erişilebilen içerikler için harekete geçecek bir mekanizma yok. Dolayısıyla rekabet eşitliği de yok. Geleneksel medyayı cezalandırıp dijitali büyütmenin acı sonuçlarıyla yüzleşeceğimiz günler yakın. Çünkü… Sosyal medya ve dijital platformlar kontrolsüz. Ve örtülü bir sansür sistemi işliyor bu platformlarda.   Kullanıcı artık yalnızca takip ettiği hesapların içeriklerini görmüyor. Algoritmalar hangi içeriğin önünüze geleceğine, hangisini milyonlara ulaşacağına, hangisinin görünmez hale getirileceğine tek tuşla karar veriyor! Yani kritik bir haber, yorum ya da video silinmeden de etkisiz hale getirilebiliyor. Dijital platformlar yalnızca içeriğin taşındığı bir mecra değil. Aynı zamanda içeriğin dağıtımına hükmeden bir güç. Bu konuda söylenecek daha çok şey var ama yerimiz dar. Çocuklara dair birkaç kelam edip bitirelim.   Devlet televizyon izleyen çocuğu, genci mümkün mertebe koruyor ama bu yaş grubu artık daha çok telefon ve tablette. Algoritmanın onların önüne çıkardıklarıyla nasıl mücadele edeceğiz? Şiddeti normalleştiren, mahremiyet sınırlarını aşan, çocuklara üçüncü cins dayatması yapan içerikler aile kurumu ve toplumsal yapıyı tahrip ediyor. Dolayısıyla bu platformların da televizyonların gösterdiği hassasiyeti taşıması gerekiyor.   Peki ne yapacağız? Türkiye, geleneksel medya ile dijital arasındaki vergi, reklam, denetim, içerik sorumluluğu başlıklarında bir eşitlik sağlamak zorunda. Aynı reklam pastasından pay alıp aynı ülkenin insanlarına ulaşıyorsan, sorumluluktan da payına düşeni almak zorundasın. Şartlar eşitlendiğinde bu savaşın galibi geleneksel medya ,yani Türkiye olur. Gerçeğin ve doğrunun karşısında yapay olan hiçbir gücün durma şansı yok.   https://t.co/Jna2qTsymb

Gönderi18 Ağu 2026 07:07
6 Kaydetme36 Yorum404 Beğeni2 Alıntı85 Paylaşım20.728 Görüntülenme21.261 Toplam Etkileşim