
Yunus Paksoy
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (184)
Pezeşkiyan ve Pezeşkiyan gibi düşünen herkes aylardır “hain” ilan edilmişti. Herkesin “İran kazandı” dediği anlaşmanın bozulmasını isteyenlerin amacı neydi? Müzakereciler hala laf anlatmaya çalışıyor.
İRAN CUMHURBAŞANI PEZEŞKİYAN: Bu süreçte rol oynayan herkes (ABD ile yapılan) anlaşmanın olabilecek en iyi anlaşma olduğuna, hiçbir maddesinin ülkenin aleyhine olacak bir taviz içermediğine inandı. Devrim Lideri'nin huzurundaydım ve kendisi konuşmalarında da bu "ne savaş ne barış" durumunun ötesine geçmemiz gerektiğini açıkça belirtti.
ABD TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ VE SURİYE ÖZEL TEMSİLCİSİ BARRACK: -Mossad Direktörü, Cuma günü Suriye Dışişleri Bakanı ile arka kanallardan bir görüşme gerçekleştirmişti. -İsrail beş gün boyunca bize yaşananlardan endişe duyduğunu söylemişti. -İstihbarat teşkilatlarımıza başvurduk. -Suriye, Mossad ile konuştu; onlara Türk askeri, Türk konvoyu veya Türk mühimmatı bulunmadığına ve düşmanca ya da saldırgan bir durumun söz konusu olmadığına dair bilgi verdi. -Bu Cuma günüydü. Önümüzdeki hafta tekrar bir araya gelmeleri gerekiyordu. -Suriyeliler ve Amerikalılar bunun devam eden bir diyalog olacağını düşünüyordu. -Bir şeyler ters gitti, İsrail iki pisti bombalamaları gerektiğine karar verdi. — PBS
PBS röportajından: "Syria and Israel had had a discussion about this. Israel had told us for a preceding five days they were concerned about what was going on. We went to our intelligence agencies. Syria talked to Mossad, gave them the information that there were no Turkish military, there was no Turkish convoy, there were no Turkish armaments, and that there was nothing adversarial or offensive going on. "That was on Friday. They were supposed to meet again the next week. The Syrians, the Americans all thought that was going to be a continued dialogue. We had set up a fusion cell if they needed to keep discussing it. And something went awry, and Israel decided that they needed to bomb the craters on two runways."
@alkanhasan63 İkisi de değil. Türkiye ile birlikte İsrail’in politikasına karşı koordineli bir duruş
@dobravedobra Niye karşılıklı ve koordineli olarak kale alınmadıklarında sorunun cevabı
@h_Alpha23_ Dur dendi. Ve hatta İsrail’in yalan söylediği ifşa edildi
@smailTu99501127 Büyükelçi Barrack zaten durumu açıkladı. İsrail’in istihbaratının gerçek olmadığını söylediklerine rağmen saldırdıklarını
İsrail ve Netanyahu’nun saldırıdan bu yana söylemi tırmandırmasına ve Türkiye’yi kışkırtmasına rağmen Trump yönetimi kale dahi almadı.
TRUMP: İran’a karşı ekonomik savaşa geçmiş olmamız bölgede askeri seçeneklerimizin kısıtlı olduğu anlamına gelmiyor. Askerlerinin maaşlarını ödemiyorlar. Polislerinin maaşlarını ödemiyorlar. Enflasyon yüzde 350. Yani neler olacağını göreceğiz.
@interlude889 Yeni gemi geldi yerine
@Synergiex Asya’dan CENTCOM bölgesine bir gemi çektiler. O da dün vardı
USS Abraham Lincoln, bugün Orta Doğu’dan ayrılarak ABD’ye doğru yola çıktı. 270 günden fazla süredir denizdeydi. Son günlerde patlak veren krizler ABD’yi karıştırmıştı
ABD HAZİNE BAKANI BESSENT: “Bugün petrol fiyatlarında gerçekten anlamadığım bir artış yaşandı.”
TRUMP: İran’a anlaşma yapması için benden daha büyük bir fırsat sunan olmadı. Trajik bir şekilde, onlar bu fırsatı değerlendirmeyi başaramadı. Bu nedenle bugün, herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış EN EZİCİ EKONOMİK OPERASYONU ilan ediyorum! Bu, eşi benzeri görülmemiş ölçekte bir ekonomik savaş ve izolasyon olacak. Bugün ayrıca, finans kuruluşlarının, şirketlerinin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran’a herhangi bir şekilde can simidi sağlamasına izin veren HERHANGİ BİR ÜLKENİN KENDİSİNİN DE MUAZZAM EKONOMİK SONUÇLARLA karşı karşıya kalacağını ilan ediyorum. Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri, paravan şirketler… Bunların hepsinin ŞİMDİ durması gerekiyor. Kim olduğunuzu biliyorsunuz. Bu EKONOMİK ANLAMDA BİR NORMANDİYA ÇIKARMASI olacak ve İran tehdidini izole etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm müttefiklerimizin Amerika Birleşik Devletleri’nin yanında durmasına ihtiyacımız var. Bu deliler köşeye sıkışmış durumda ve bu TARİHİ TEDBİRLER, onları ve dünya genelinde terör yayma kabiliyetlerini felç edecek.
ABD TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ VE SURİYE ÖZEL TEMSİLCİSİ BARRACK: -İsrail’in Suriye’deki Ebu el-Duhur askeri hava üssüne saldırısı, İsrail ile Türkiye’nin yanı sıra Suriye arasında da doğrudan bir askeri çatışmaya hızla tırmanma yönünde gerçek bir risk taşıyordu. -Türk kuvvetleri İsrail uçaklarının bu Suriye üssüne gitmekte olduğunu bilmiyordu, amacının ne olduğunu da bilmiyorlardı. -Bu nedenle, kendilerinin saldırı altında olduğuna inanarak kendi savaş uçaklarını havalandırmaya karar verebilirlerdi -Olaylar ciddi ve endişe vericiydi. Ancak can kaybı yaşanmadığı ve durum tırmanmadığı için rahatladık. — İsrail i24 News

GEMİDE 1998 yapımı Gemide isimli filmde başrol Erkan Can, yani geminin kaptanı, başlar anlatmaya… “Bir memleket gibidir gemi” der. “Her şey düzenli ve kontrol altında olmalıdır. Kaidelere uyulmalıdır. Kanunlara, nizamlara….” diye devam eder. İdris Kaptan, gemide kaptan olmanın ne denli önemli olduğunun da altını çizer. “Ben de bu memleketin başbakanı gibiyim mesela. Her şey benden sorulur. Denize çıktın mıydı, bu küçücük gemi bir memleket oluverir.” * Yazıya “Gemide” filmindeki bu replikle başlamamın sebebi ABD’nin bu hafta USS Abraham Lincoln uçak gemisinde patlak veren skandallar. 265 günden fazla süredir denizlerde olan ve 200 günden beri hiçbir limana dahi uğramayan Lincoln’da denizciler isyan noktasına gelmiş. Tuvaletlerin çalışmadığı, sıcak suyun bulunmadığı, verilen yemeklerin de pişmeden bayat servis edildiği gibi hikayeler çıkmaya başladı. Öyle ki… Gemiden atlayan denizci bile olmuş. Denizcilerin aileleri gemideki “içler acısı” durumu ifşa etmeye bile başladılar. * Bakın bir denizci neler anlatıyor Aaron Parnas isimli gazeteciye: -Yakınımızda çalışan tuvalet yok, tuvaleti kullanmak için geminin en önüne kadar gitmemiz gerekiyor. -Su sebili yok. -Yemekler berbat. Sürekli az pişmiş tavuk, az pişmiş fasulye. -Duş jeli yok milletten deodorant istemek zorunda kaldım. -Kantinden de bir şey alamıyorum çünkü ellerinde kalmadı. * Gazeteci Jim Acosta’ya denizcilerden birinin annesinden gelen başka bir mesaj: -Oğlum sadece 4 ayda 15 kilo verdi. -Kesinlikle susturuluyorlar. Gemi veya komuta kademesi hakkında olumsuz konuşmalarına izin verilmiyor. -Oğlum gemideki biriyle konuşmak ve intihardan vazgeçirmek zorunda kaldı. * Hatırlarsanız bu hikayeler çok tanıdık gelecektir. Savaş öncesi USS Gerald R. Ford uçak gemisinde de benzer sorunlar ayyuka çıkmıştı. Amerika’nın uçak gemilerindeki “dram” bir türlü bitmiyor anlayacağınız. * Erkan Can, Gemide filmindeki o repliğin devamında şöyle der: “Bu gemide güvenlik de, eğitim de, sağlık da, eğlence de benden sorulur. Kamil de başbakanın en kıyak yardımcısı.” Peki bu geminin kaptanı, yani Başkan Trump ve “Kamil” yani Savaş Bakanı Hegseth ne dedi? Trump bu haberleri her zamanki gibi “yalan” olarak bir kenara atarken Hegseth de aktarılanların tamamen yanlış olduğu konusunda ısrar ediyor. * Hemen sonrasında ise çok yakın zamanda USS George Washington’ın görevi devralacağı duyuruldu. Belli ki o “süresiz devam edecek” Hürmüz ablukasını bu denizcilerin devam ettiremeyeceği de kabul edilmiş oldu. * Başa dönelim… Ne demişti İdris Kaptan? “Her şey düzenli ve kontrol altında olmalıdır.” İran savaşı da, abluka da, operasyonlar da ne düzenli ne kontrollü ne de nizami havası veriyor. Sorumlu da her zaman kaptandır. Kaptanın ise sorumluluk alma gibi bir niyeti yok gibi görünüyor. Bakmayın… 2 aydan fazla süredir Trump’ın “zararına satış” mantığıyla nükleer meselesini bile bir kenara atıp “barış” yapıp çıkmaya çalıştığını anlatıyorum. “Kaptan” görevi bitirmek istiyor ama artık bu görevin ne zaman biteceğine daha önce de söylediğim gibi İran’daki radikaller karar verecek.
BARRACK: “ABD; İsrail, Türkiye ve Suriye arasında çatışmayı önleme mekanizması kurmak için çalışıyor.” — Reuters
@Emrecnr_0006 Suriye’ye yapılan saldırı
ABD TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ VE SURİYE ÖZEL TEMSİLCİSİ BARRACK: “Türkiye, İsrail saldırıları konusunda önceden uyarılmamıştı ve İsrail uçağının kendi topraklarına doğru kuzeye yöneldiğini gözlemledi. Dolayısıyla kendi tepkisini makul bir şekilde hazırlayabilirdi. Neyse ki sağduyu durumun daha da kötüleşmesi önledi.” — Reuters