
Murat Emir
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (96)

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, bu akşam Halk TV’de canlı yayın konuğu olacak. 🗓️31 Ağustos Pazartesi ⏰20.00 https://t.co/Lb4dnrwgtg
Girne açıklarında meydana gelen üzücü olayda alabora olan feribottaki vatandaşlarımızın sağ salim kurtarılmasını diliyorum. Arama kurtarma faaliyetlerini yakından takip etmekteyiz. Dualarımız yolcularımız ve canla başla çalışan kurtarma ekiplerimizle.
Zafer inançla başlar, azimle biter. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ulusumuza kararlı bir milletin iradesini hiçbir gücün kıramayacağını savaş meydanlarında öğretti. Atatürk ve silah arkadaşlarının bize bıraktığı emanet, tam bağımsız, hür ve onurlu bir Türkiye'dir 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Su yatağını buluyor; Anadolu’da, Türkiye'de bir şeyler oluyor! https://t.co/ex4oEhw9EQ

Yıl 2026... Hala matbaa basarak, kitap yasaklayarak gerçeklerin üstünü örtebileceklerini zannediyorlar! Duruşmaları canlı yayınlamaktan korktunuz. Mahkemede hakkıyla savunma yapmasını engellediniz. Şimdi de Ekrem İmamoğlu’nun o savunmayı anlattığı "Millet Şahidimdir" kitabından korkuyorsunuz! İstediğiniz hukuksuz kararı aldırın, istediğiniz kadar toplatın. Hakikati hapsedemezsiniz. Kitabın adında da söylendiği gibi; MİLLET ŞAHİTTİR! Bu sansür girişimi, gücünüzün değil sadece korkunuzun büyüklüğünün belgesidir.
Kemal Öztürk’ün ulusal bir televizyon kanalında "Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir" ifadelerini kullanması açık bir nefret suçu ve katliam çığırtkanlığıdır. Bu sözler sıradan bir siyasi analiz veya yorum değil; Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve 214. maddesi uyarınca "Suç işlemeye alenen tahrik" suçunun en ağır halidir. Milyonların önünde bütün bir inanç grubuna yönelik kitlesel kıyım imasını normalleştiren bu karanlık zihniyete asla müsamaha gösterilemez. Cumhuriyet Savcılarını derhal soruşturma başlatmaya, RTÜK'ü ise bu mezhepçi rezalet hakkında acilen gereğini yapmaya çağırıyorum. Toplumsal barışımızı zehirlemenize ve herhangi bir inanç grubunu hedef göstermenize izin vermeyeceğiz!

Otobüs yola yeni çıktı. Ama üzerinde taşıdığı söz, çoktan yerine ulaştı. Teyzemiz sağolsun. https://t.co/0eT8kqigIV
Ezberleri bozuyor, yarının Türkiye'sini bugünden tasarlıyoruz! Eski siyasetin devri bitti, vizyon odaklı YENİ bir dönem başlıyor! Bu büyük değişimin mimarı ol. Geleceği birlikte kuralım. Dijital üyelik adımını at, bu mücadelede yerini al: 👇 🔗 https://t.co/d2Y5mvftbI https://t.co/xpRUCabpVe

İktidarın besleyip büyüttüğü yandaş şirketine nasıl boyun eğdiğini tüm Türkiye'ye gösteren, aylardır maden emekçileriyle omuz omuza direnen Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması hukuki değil, tamamen siyasidir. Sermayenin çıkarlarını korumak için büyüyen emek mücadelesini hapisle, baskıyla durduramazsınız. Başaran Aksu, Gökay Çakır ve tüm emekçilerin mücadelelerinin yanında durmaya; birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz!

İktidarın besleyip büyüttüğü yandaş şirketine nasıl boyun eğdiğini tüm Türkiye'ye gösteren, aylardır maden emekçileriyle omuz omuza direnen Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çınar ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması hukuki değil, tamamen siyasidir. Sermayenin çıkarlarını korumak için büyüyen emek mücadelesini hapisle, baskıyla durduramazsınız. Başaran Aksu, Gökay Çınar ve tüm emekçilerin mücadelelerinin yanında durmaya; birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz!

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, bu hafta Kocaeli ve Kayseri'de! 🗓️28 Ağustos Cuma 📍Kocaeli 🗓️29 Ağustos Cumartesi 📍Kayseri https://t.co/eHurhtK4kD

104 yıl önce Kocatepe’de karanlığı yırtan ateş, esareti reddeden bir milletin yeniden doğuş müjdesiydi. 'Ya istiklal ya ölüm' parolasıyla yola çıkarak bize tam bağımsız bir ülke armağan eden Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve vatan uğruna toprağa düşen tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ni aynı inanç ve kararlılıkla yaşatacağız!
Komşumuz Suriye, yıllardır süregelen bir iç savaşın içindeydi. Bu çatışma hem Suriye halkına derin acılar yaşattı hem de bölgemize istikrarsızlık ihraç etti. Bugün gelinen aşama ile SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegresi bu karanlık dönemin sona erme umudunun işaretidir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, ülkede yaşayan tüm toplulukların birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde aynı çatı altında bir arada yaşaması bizim için önceliklidir. Sürecin bölgemizde kalıcı barışın inşası açısından önemli olduğu bir gerçektir. Bundan sonraki dönemde Suriye'nin kapsamlı, katılımcı bir anayasa hazırlığını hızla tamamlaması; demokratik ve laik değerlere bağlı bir yönetim anlayışıyla Ortadoğu'da hak ettiği yere yeniden ulaşması büyük önem taşıyor. Bunu serbest ve demokratik seçimlerin izlemesi, böylece iç savaş defterinin kapanıp yeniden yapılanma sürecinin tam anlamı ile hızlanması gerekiyor. Suriye'nin önünde henüz uzun bir yol var. Bu uzun soluklu değişim sürecinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş, laik ve demokratik kuruluş vizyonu, bölge ülkeleri için bugün de yol gösterici bir rol model olmaya devam ediyor. Bu tarihi tecrübenin bölgemizdeki dönüşüm süreçlerine ışık tutması için gerekli siyasi ve diplomatik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmelidir.
Komşumuz Suriye, yıllardır süregelen bir iç savaşın içindeydi. Bu çatışma hem Suriye halkına derin acılar yaşattı hem de bölgemize istikrarsızlık ihraç etti. Bugün gelinen aşama ile SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegresi bu karanlık dönemin sona erme umudunun işaretidir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, ülkede yaşayan tüm toplulukların birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde aynı çatı altında bir arada yaşaması bizim için önceliklidir. Sürecin bölgemizde kalıcı barışın inşası açısından önemli olduğu bir gerçektir. Bundan sonraki dönemde Suriye'nin kapsamlı, katılımcı bir anayasa hazırlığını hızla tamamlaması; demokratik ve laik değerlere bağlı bir yönetim anlayışıyla Ortadoğu'da hak ettiği yere yeniden ulaşması büyük önem taşıyor. Bunu serbest ve demokratik seçimlerin izlemesi, böylece iç savaş defterinin kapanıp yeniden yapılanma sürecinin tam anlamı ile hızlanması gerekiyor. Suriye'nin önünde henüz uzun bir yol var. Bu uzun soluklu değişim sürecinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş, laik ve demokratik kuruluş vizyonu, bölge ülkeleri için bugün de yol gösterici bir rol model olmaya devam ediyor. Bu tarihi tecrübenin bölgemizdeki dönüşüm süreçlerine ışık tutması için gerekli siyasi ve diplomatik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum.
Üsküdar Belediyesi'nde meclis üyelerinin her türlü baskıya direnerek, hakkıyla kazandığı başkanvekilliği seçimi masa başında yargı eliyle iptal edildi. Anlaşılan o ki ‘AKP kazanana kadar o seçim geçersizdir!' sözü mahkemeler için yazılı olmayan bir kanun haline geldi. Üsküdar’ın iradesini kimsenin şahsi hırslarına ve tahammülsüzlüğüne kurban edemeyeceksiniz. Ne yaparsanız yapın, yine halkın iradesi kazanacak!

Yıllardır hukuku ayaklar altına aldığınız, anayasayı paspas ettiğiniz artık yeter! 2019'daki AİHM kararını tanımayıp Osman Kavala'yı içeride rehin tutmaya devam ettiniz. Mahkeme bugünkü kararında utanç tablonuzu tek tek yüzünüze vuruyor! Sadece özgürlük hakkını gasp etmediniz; adil yargılanma hakkını, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü de çiğnediniz! Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini hiçe saydınız! AİHM bir kez daha kanıtladı ki kurduğunuz yargın düzenini bağımsız değil; yargıyı muhalifleri ve sivil toplumu susturmak için bir silah olarak kullanıyorsunuz! Dahası, hiçbir şiddet eylemiyle bağı kurulamadığı halde verdiğiniz koşullu salıverilme imkanı olmayan ağırlaştırılmış müebbet cezası açıkça insanlık dışı muameledir, işkencedir! Ortada suç yok, AKP’nin siyasi kini var! Anayasa Madde 90 apaçık ortadayken, mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmalı hükmünü ayak direyerek uygulamamak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na karşı suç işlemektir. Hukuk tanımazlığınıza, keyfiliğinize tahammülümüz kalmadı. Adaleti rehin almaktan vazgeçin, Osman Kavala derhal serbest bırakılmalıdır!
Partimizde söz de karar da doğrudan üyelerimizin! YENİ Partimizin tüm üyeleri ilçe başkanını, il başkanını seçerken oy kullanacak! Genel Başkanı bizzat seçecek! Gelin, 26 Ağustos’a kadar üye olun; yarının iktidarında söz sahibi olun! https://t.co/d2Y5mvftbI #Yenibaşlangıç https://t.co/nID479pii9
Asıl hukuk cinayeti davanın sözde "1 numarası" Aziz İhsan Aktaş üzerinden kurulan pazarlıkta! Hakkında 280 YIL hapis cezası istenen ve davanın temelini oluşturan şahsa sadece 2 yıl 8 ay ceza verildi. Neden mi? Çünkü bu şahıs itirafçı olmadı; kendisinden istenen siyasi siparişi yerine getirip iftiracı oldu! Kumpas gereği "rüşvet verdim" dediği için etkin pişmanlıktan yararlandırılıp rüşvetten BERAAT ettirildi. Ama onun "verdim" dediği o hayali rüşvet üzerinden belediye başkanlarımıza mahkûmiyet kararı çıkarıldı! Sipariş iftiraların büyük ödülü ise bugün teslim edildi! Sözde rüşvetle ihale alan, haksız kazanç sağlayan bu şahıs "suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama" suçundan da beraat ettirildi. TMSF'ye devredilen, el konulan şirketleri, malları ve mülkleri kendisine geri verildi! Bu şahıs bildiklerini mi anlattı, yoksa önüne konulan siyasi hedefleri vurması karşılığında servetini ve özgürlüğünü geri mi satın aldı?
Kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davası olarak bilinen torba davada bugün yerel mahkemenin verdiği karar, ülkemizde yargının nasıl siyasallaştığının en net belgesidir. Mahkeme kararıyla tescillenmiştir ki ortada bir suç örgütü yoktur! Peki, olmayan bir örgüt kılıfı en başından beri neden uyduruldu? Çünkü suç örgütü isnadı, hukuku arkadan dolanmak için bir kaldıraç olarak kullanıldı. Bu zorlama kılıf ile CMK’nın olağanüstü yetkileri pervasızca kullanıldı, İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni isteme prosedürü atlatıldı, Haksız fiziki/teknik takiplere ve uzun gözaltı sürelerine yasal zemin uyduruldu, Birbirinden bağımsız ihale dosyalarını tek torbaya atıp belediyelere yönelik dev bir algı operasyonu çekilmek istendi! Sırf siyasi bir linç kampanyasına malzeme vermek için örgüt sosuna bulanan bu derme çatma kumpas çatısı bugün çökmüştür. Verilen diğer zorlama cezalara ve dosyadaki diğer devasa hukuki garabetlere konusundaki meşru değerlendirme hakkımız bakidir. Kararın tamamı ilerleyen saatlerde elimize ulaştığında, ayrıca gerekçeli karar açıklandığında o cezaların hangi zorlama yorumlarla kesildiğini de madde madde milletimizin önüne koyacağız. Yargıyı siyasete aparat yapan, adaleti yandaş medyaya meze eden bu zihniyete geçit vermeyeceğiz!
Kendisini kudretli sanan, her fırsatta vatandaşa parmak sallayan iktidar, iş kendi bağrından çıkardığı sermayedara gelince nedense süt dökmüş kediye dönüyor! Yıldızlar SSS Holding’in patronu Sebahattin Yıldız; tam 849 tapusu, milyarlarca liralık 21 kilometrekare arazisi varken Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçisinin alın terini, hakkını gasp ediyor. Ama iktidar tek bir diş bile geçiremiyor! Enerji, İçişleri ve Çalışma Bakanlıkları bu holdinge, bu patrona sözde kefil oldular, "garantörüz" dediler. Sonuç? Haftalardır Ankara'da, Enerji Bakanlığı kapısında yarı çıplak baret vuran, açlık grevine giren madenciye her gün polis ablukası, her gün gözaltı! Holdingin parası var ama işçiye yok. Düşünün, elinde milyarlarca liralık arsalar var ama birini bile satıp işçinin hakkını ödemek yerine, yüzsüzce "Devletten yeni kredi alayım, onunla çözerim" diye bekliyor. İktidar bu yandaş holdingleri böyle alıştırdı! Nasılsa aldıkları kredilerin üstüne yatıyorlar, kamu malları onlara peşkeş çekiliyor. Çünkü arkasında devletin bürokrasisi, bakanlıkların güvencesi var! Bu düzenin adı Derebeyliktir! İşçiyi yeraltında 12 saat çalışmaya mahkum eden, tazminatını, maaşını vermeyen adamı Ankara'nın göbeğinde koruma çemberine alıyorlar, ama hakkını arayan madenciyi yaka paça gözaltına alıyorlar. Genel Başkanımız @eczozgurozel'in dediği gibi: "Bu iktidar fakiri sevmez, zengini sever." O haklar alınana kadar, bu derebeylik yıkılana kadar susmayacağız!