
Türkiye İşçi Partisi
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (40)

Akbelen'de Cumhurbaşkanlığı kararıyla zeytinlik ve tarım alanlarının acele kamulaştırılmasına ilişkin hükmün iptal istemiyle açılan dava bugün Danıştay'da görülüyor. İşçisiyle, köylüsüyle tüm emekçiler zeytinimize, toprağımıza, doğamıza sahip çıkıyoruz! Memleketi talan edenlerin karşısında yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz.
Genel Başkanımız Erkan Baş, T24 ekranlarında Şirin Payzın ve Murat Sabuncu'nun konuğuydu: "Bizim siyasete, ülkeye, dünyaya bakış açımızı köklü biçimde değiştirmemiz lazım. Bugüne kadar bize öğretilen, ezberletilen, alıştığımız siyasetle buraya kadar!" https://t.co/4gdqz6eZzi
Genel Başkanımız Erkan Baş, T24 canlı yayınında Şirin Payzın ve Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlıyor. İzlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz: https://t.co/B9UOYhCmaU

Yeni eğitim öğretim yılında da okullarda tüm çocuklara ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek mücadelemiz sürecek. Bir Öğün Yemek çocuğun hakkı, devletin görevi! https://t.co/nB6CZ67H7Y

12 Eylül 1980 kanlı darbesini lanetliyoruz. Türkiye'de solun yükselişini durdurmak ve ülkemizi sermayeye, emperyalistlere peşkeş çekmek için girişilen kanlı darbenin faili, ABD'nin "bizim çocukları”, bugünkü iktidarla iftihar ederdi. Halk iradesini hiçe saymak, memleketi yasaklarla ve kaba şiddetle yönetmek AKP'nin 12 Eylül'den aldığı mirasıdır. Darbeleri de darbeci zihniyeti de halkımızın örgütlü gücüyle yeneceğiz!

İktidar, eğitim sisteminin giderek ağırlaşan sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenlerin kıyafetini gündemin merkezine yerleştiriyor. Oysa öğretmenlere önlük giydirilmesi yalnızca bir kıyafet düzenlemesi değildir. Bu yaklaşım, öğretmenlik mesleğinin itibarını öğretmenin ne giydiğine indirgeyen ve eğitimin gerçek sorunlarını görünmez kılan bir anlayışın ürünüdür. Eğitim hakkının her geçen gün daha fazla eşitsizleştiği, kamusal eğitimin niteliğinin gerilediği, yüz binlerce öğrencinin istediği liseye yerleşemediği ve çok sayıda çocuğun okula yeterli ve sağlıklı beslenme imkânından yoksun geldiği bir ülkede, eğitimin gerçek sorunlarının üzerini önlük tartışmasıyla örtemezsiniz. Öğretmenliğin itibarı, öğretmenin ne giydiğiyle değil; çalışma koşulları, özlük hakları, mesleki özerkliği ve bilimsel, laik, nitelikli eğitim verebilme olanaklarıyla belirlenir. Öğretmenlik mesleğine itibar kazandırmanın yolu önlükten değil; güvenceli istihdamdan, insanca yaşamaya yetecek ücretten, demokratik çalışma ortamından ve güçlü bir kamusal eğitim sisteminden geçer. Kendi siyasi tercihleri söz konusu olduğunda “kılık kıyafet özgürlüğü” söylemine başvuranların bugün öğretmenlerin ne giyeceğini ve nasıl önlük kullanacağını belirlemeye çalışması açık bir çelişkidir. Üstelik kıyafet tartışmaları çoğu zaman özellikle kadın öğretmenlerin etek boyu, elbisesi ve bedeni üzerinden yürütülmekte; kadınların yaşam tarzlarına müdahalenin yeni bir aracına dönüştürülmektedir. Öğretmenlerin kıyafetleri üzerinden baskı ve denetim kurulmasını kabul etmiyoruz. Geçtiğimiz eğitim yılında okullarda yaşanan ağır olaylara rağmen çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayacak etkili önlemler hâlâ alınmamıştır. Okulların temizlik ve yardımcı personel ihtiyacı karşılanmamış, fiziki koşulları iyileştirilmemiş, temel ihtiyaçları için yeterli kamu kaynağı ayrılmamıştır. Öğretmenlerin artan iş yüküne ve angaryalara çözüm üretilmemiştir. Çocuklara okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilmesi için gerekli bütçe oluşturulmamıştır. Bütün bu acil sorunlar ortadayken eğitim politikalarının merkezine öğretmenin kıyafetini yerleştirmek, sorunları çözmek değil, üzerini örtmektir. Bugün öğretmenler ücretli, sözleşmeli ve kadrolu gibi farklı istihdam biçimleriyle ayrıştırılmakta; norm kadro uygulamalarıyla yerlerinden edilmekte ve sürekli artan angaryalarla mesleklerinin asli görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. Öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen koşullar bunlarken sorunu öğretmenin kıyafetinde aramak kabul edilemez. Önlük giyince çocuklar doyacak mı? Çocukların açlığını önlükle gideremezsiniz. Okullardaki güvenlik sorununu önlükle çözemezsiniz. Öğretmenlerin güvencesizliğini önlükle ortadan kaldıramazsınız. Eğitimdeki eşitsizliği, piyasalaşmayı ve nitelik kaybını önlükle örtemezsiniz. Öğretmenlerin kıyafetlerine değil, eğitim sisteminin gerçek sorunlarına odaklanın. Kamu kaynaklarını kıyafet dayatmalarına değil; çocukların sağlıklı beslenmesine, okulların ihtiyaçlarına, öğretmenlerin haklarına ve eşit, bilimsel, laik, nitelikli kamusal eğitime ayırın!

“Mazlum Türkiye’yi kurtaracak ancak Kızıl İnkılaptır. Kahrolsun buna karşı duran kara kuvvetler!” 106 yıl önce bugün Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşunu ilan eden Mustafa Suphi ve yoldaşlarını saygıyla anıyoruz. İşçi sınıfının dünyayı değiştirecek gücüne olan inancımızla kavgamıza sımsıkı sarılıyoruz.

Asla yan yana gelmeyeceğiz! https://t.co/GdW14m43x1
Televizyonda gördükleriniz bu büyük isimsizler hareketinin yalnızca bir parçası. Emekçilerin seçeneğini güçlendirmek için sen de adımlarını yürüşümüze kat: https://t.co/63OyQfoUfu https://t.co/9zh6d5E1lf
İşçi çocuklarına yetimliği "kader" olarak sunan iktidarı reddediyoruz! https://t.co/UBfGQ5vevn
Genel Başkanımız Erkan Baş'ın Kısa Dalga (@kisadalgamedya) sayfalarında Burak Soyer ile yaptığı söyleşiyi okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. https://t.co/A9Pjn5NKTl

Peş peşe elde ettikleri başarılarla bizi gururlandıran A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyoruz. Sahadaki mücadeleleriyle kız çocuklarına ilham olmaya devam edeceklerine inancımız tam! https://t.co/z53mS9xMZz

6-7 Eylül 1955 tarihlerinde İstanbul’daki Rum halkına dönük sistematik kara propaganda sonucunda yaşanan pogrom, halkların birbirine düşmanlaşmasından beslenen egemenlerin kanlı bir tertibi olarak hafızamızda. Tüm halkların asıl düşmanının patron sınıfı ve onun siyasi uzantıları olduğunun bilinciyle, ülkemizde barışı ve kardeşliği kazanmak için mücadeleyi sürdüreceğiz.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul’da 2 köprü ve ülke genelinde 8 otoyol ile 2 çevre otoyolu, 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alındı. Geçen 25 yılda memleketin madenlerini, yollarını, ormanlarını ve tüm kaynaklarını patronlara peşkeş çeken iktidarın halktan kaçırdığı ne varsa geri alacağız. Özelleştirme ihanettir, kamulaştıracağız!
Genel Başkanımız Erkan Baş, OnlarTV ekranlarında Şule Aydın'ın sorularını yanıtladı. İzlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz: https://t.co/X1Q2tRO4Gx

Aylardır uydurma gerekçelerle cezaevinde tutulan Komedyen Deniz Göktaş'ı susturmaya, onun üzerinden topluma göz dağı vermeye çalışan Saray'a karşı İstanbul'dan sesimizi yükselttik. Sinmeyeceğiz, yılmayacağız: Deniz Göktaş'a özgürlük, memlekete özgürlük! https://t.co/X8ezYqsLIY
Deniz Göktaş'a Özgürlük! | İstanbul'da eylemdeyiz https://t.co/zjbM9HBuU4
Deniz Göktaş'a özgürlük, memlekete özgürlük! Bu akşam saat 19.30'da buluşuyoruz.

Genel Başkanımız Erkan Baş, Sivas'ın Kangal ilçesi Kocakurt Köyünde düzenlenen Birlik Aşı etkinliğine katıldı. Sadece Alevilerin değil, bu ülkede yaşayan herkesin eşit birer yurttaş olarak huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. https://t.co/1rvGws24zW
Genel Başkanımız Erkan Baş, Sivas Kangal'da bulunan Kocakurt Köyünde düzenlenen Birlik Aşı etkinliğine katıldı: "Biz hepimiz, yetmiş iki millete bir nazardan bakan ve kendi elinde avucunda ne varsa onu eşiyle, dostuyla, arkadaşıyla, kardeşiyle, yoldaşıyla paylaşmayı en büyük erdem gören bir gelenekten geliyoruz. Türkiye'nin de dünyanın da kurtuluşu burada. Biz sadece Alevilerin değil, bu ülkede yaşayan herkesin eşit, özgür bir Türkiye'de barış içinde yaşamasının güvencesi olmaya devam edeceğiz."