
Zafer Şahin
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (200)
Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadede Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in, “Savcı beni tutuklamayla tehdit etti” dediği yönündeki açıklamasını yalanladı. Aydın, ifadesinde Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde Çelik’in ricasıyla defalarca arandığını ve baskı altına alınmaya çalışıldığını söyledi.
@IncelSelim Tamam kötü bir şey olarak paylaşayım o zaman. Olanı paylaşıyorum kardeşim. İyisine, kötüsüne sen karar ver…
İstanbul'da kiralık konut dönemi başlıyor. -İlk etapta 1071 konut için başvurular 14 Eylül'de alınacak. -Kiralık konutlar: Ataşehir, Sancaktepe, Üsküdar, Başakşehir, Gaziosmanpaşa ve Beyoğlu gibi ilçelerde yer alacak. -Kampanyanın detaylarını Bakan Murat Kurum yarın kamuoyu ile paylaşacak.

💢PISA 2025’te Türkiye’den dikkat çekici başarı… 💢Yıllardır eğitimde neyin yanlış gittiğini konuşuyoruz. Doğru giden tabloyu da görmek ve hakkını teslim etmek gerekiyor. 💢2022’den 2025’e Türkiye’nin OECD ülkeleri arasındaki sıralaması: 📌Okuma: 30’unculuktan 13’üncülüğe ⬆️17 📌Fen: 29’unculuktan 14’üncülüğe ⬆️15 📌Matematik: 32’ncilikten 23’üncülüğe ⬆️9 Puanlarda da tablo dikkat çekici: ▪️Okuma +16 puan ▪️Fen +18 puan ▪️Matematik +9 puan 📌Türkiye, üç alanda da puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu. 📌Daha önemlisi; fen bilimleri ve okumada ilk kez OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık. (PISA: OECD tarafından üç yılda bir yapılan uluslararası öğrenci değerlendirme programı.) #PISA2025ZirveninAdıTürkiye

📌İsrail için çarpıcı kırılma: Batı, İsrail’in yerleşim politikasını kınama aşamasından çıkarıp ekonomik bedel ödetme aşamasına taşıyor. ▪️12 ülke, işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama/kısıtlama yönünde ortak adım attı. ▪️Yerleşimlerde üretilen malların bu ülkelere girişi engellenecek. ▪️İngiltere daha da ileri gidiyor; yerleşimlerin genişlemesine katkı sağlayan inşaat, altyapı, finans ve gayrimenkul faaliyetleri de hedefte. ▪️Kararın merkezinde E1 projesi var. 3.400’den fazla konutluk proje, Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü parçalama riski taşıyor. ▪️Bugünkü ekonomik kayıp İsrail için sınırlı. Asıl mesele bunun emsal oluşturması. Yasak AB geneline yayılır, finans ve yatırımları da kapsarsa İsrail üzerindeki ekonomik baskı çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir.
Yeni nesil suç örgütlerine yeni nesil operasyon… Bugün Antalya, Gaziantep, İstanbul ve İzmir’de yapılan 4 ayrı operasyonda 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. ▪️ Antalya’da piyasada güven oluşturup çeklerle milyonluk vurgun yapan organize dolandırıcılık ağı… ▪️ Gaziantep’te 5 yılda hesaplarından 122 milyar TL’yi aşan para trafiği geçen; kaçakçılık, kara para, sahtecilik ve vergi suçlarıyla bağlantılı yapı… ▪️ İstanbul’da dijital ödeme panelleri üzerinden çalışan yasa dışı bahis örgütü… ▪️ İzmir’de Belçika merkezli uluslararası uyuşturucu ağı… Yaklaşık 1 milyar TL’lik taşınmaz, araç, tekne, şirket hissesi ve diğer mal varlıklarına el konuldu. Tablo önemli: Yeni nesil suç örgütleri artık şirketleri, finans sistemini ve dijital altyapıyı kullanıyor. Mücadele de yalnızca örgüt üyelerini yakalamaya değil; suçun parasını takip etmeye, şirket ve mal varlığı ağını dağıtmaya, haksız kazancın ekonomik sisteme girmesini engellemeye odaklanıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Suç işleyen de suçtan kazanç sağlayan da hukuk önünde hesabını verecektir.”
TRABZON’UN ÖNÜNDEKİ ANTALYA ÖRNEĞİ Türkiye’nin yakın tarihi “Yapacağım” diyenlerle “Yaptırmam” diyenlerin mücadelesidir aslında. Günün sonunda hep yapanlar kazanmıştır. Bunun belki de tek istisnası Antalya ve Menderes Türel’dir. Kente nefes aldıran raylı sistemi hayata geçirmenin bedelini seçim kaybederek ödemiştir. Türel bu çelişkiyi daha sonra “Türkiye’de raylı sistem yaptığı için seçim kaybeden tek başkan olarak tarihe geçtim” sözleriyle anlatır. Geçtiğimiz hafta Trabzon’un 50 yıllık hayali olan raylı sistem temel atma törenine izlerken aklıma Antalya örneği geldi. Trabzon gibi dar bir sahil şeridine sıkışmış zor bir coğrafyada böyle bir yatırım ilk aşamada vatandaşın, esnafın günlük hayatını biraz etkileyecek. İster istemez Antalya örneğinde olduğu gibi çatlak sesler yükselecektir. Bu kaçınılmaz. Elbette ki Trabzon ile Antalya aynı değil. Ama algı çağındayız. Tam da bu sebeple projenin vatandaşa iyi anlatılması lazım. Antalya’da yapılan yatırımın değeri yıllar sonra anlaşıldı. Ancak siyasi faturası sandıkta peşin kesildi. Trabzon için bir zorunluluk olan bu projenin hizmet edenlerin siyasi bedel ödediği değil, hizmetin karşılığını aldığı bir başarı hikayesine dönüşmesi şart.

Sosyal medyadaki 80’ler akımına küçük bir katkı.. Al sana 80’ler … 1980’de Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 150 bin gecekondu bulunuyor ve yaklaşık 5 milyon 750 bin kişi gecekondularda yaşıyordu.. Bu, kentsel nüfusun %26,1’ine denk geliyordu. https://t.co/kB7NNjGuBM
Bir dönemin çocukları bilir. Sobalı evler, o sobanın üzerinde pişen kestaneler, bir köşede açılan mantılar, börekler… Bir dönemin çocukları ise pas geçmiştir ama kulaklarına aşinadır… babalarından dedelerinden dinlemişlerdir. Çayını kahveni alıp edilen sohbetleri, yenilen aile yemeklerini, yapılan kahvaltıları... İşte Kanal D’nin yeni dizisi Haysiyet bize bu bunları hatırlatacak. Unuttuğumuz o Türk aile kültürünü, güçlü baba figürünü, birbirine sıkı sıkıya bağlı kardeşleri anlatacak. Başrollerinde Doğukan Güngör ele avuca sığmaz ama babasına da kıyamaz evlat Mehmet rolünde. Merih Öztürk Mehmet’in büyük aşkı, arada kalmışlığı ve uğruna muhtemelen savaşacağı Simay rolünde. Ustalar da var dizide… Reha Özcan ve Kerem Alışık. İşte bize haysiyet’i aşılayacak olan da aslında aile babası Kerem Alışık. İsmi Sadık. İsmi gibi hem doğduğu toprak Sivas’a sadık… Hem ailesine Hem de Haysiyet’ine… Yeşilçam serpintileri de olacak Haysiyet’te… Bak Beyim Sana İki Çift Lafım Var diyen Münir Özkul tadını alacağız zaman zaman Kerem Alışık’tan. Bir de Kıraç var… Dizinin müziklerini yaptı usta müzisyen. Ustalık eserine imza attı. Hababam Sınıfı müziğini 7’den 77’ye herkes hatırlar. Melih Kibar’ın o müziği en neşeli sahnelerde çalınır neşe verir. En hüzünlü sahnelerde çalınır göz yaşlarımızı akıtırdı. İşte Kıraç dizinin ana müziğinde ustasından yola çıkmış olacak ki benzer bir eser koymuş ortaya. Yaptığı o müzik hızlı çalınınca içi kıpır kığır yapıyor Yavaş versiyonu yürekleri dağlıyor… Özetle, unutulmak üzere olan aile bağları, pek önemsenmeyen Haysiyet kavramı, bir babanın pes etmeden dimdik duruşu ve amacının sadece ailesini ayakta tutmak oluşunu izleyeceğiz. Ve bazı sorular soracağız. Haysiyetin mi aşkın mı? Sorusu dolaşacak masa sohbetlerinde. Haysiyetin için nelerden vazgeçebilirsin diyalogları artacak arkadaş aralarında. Haysiyet ile yaşamak mı yoksa onsuz da olur ben hayatımı yaşarımcılık mı makbül gibi konuşmaları duyacağız sağda solda.

OTOYOL VE KÖPRÜLER SA-TIL-MI-YOR Son günlerin popüler tartışması otoyol ve köprüler. İktidar ısrarla “Hayır satılmıyor, mülkiyet devlette kalacak” diyor. Muhalefet ve sosyal medya ise tam aksini savunuyor: Köprüler satılıyor.. Geçiş ücretleri uçacak. Çevre yolları paralı olacak. Devlet 18 milyar dolar zarar edecek! Dün konunun 1.derece muhatabı olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığına sordum. Edindiğim bilgilerden çıkardığım sonuç özetle şöyle… 1-SATIŞ YOK Köprüler ve otoyolların satılması diye bir durum söz konusu değil. Tapuları bir şirkete verilmiyor. Mülkiyeti devletten çıkmıyor. Söz konusu olan, işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesi. Mülkiyet kimde? Devlette. Denetim kimde? Devlette. Karayolları Genel Müdürlüğü; bakım, onarım, yatırım da dahil işletmecinin yükümlülüklerini denetlemeye devam edecek. 2-18 MİLYAR DOLAR İDDİASI Gelelim en çarpıcı iddiaya: Devlet 18 milyar dolar zarar edecek! Bunu iddia edenlerin hesabına göre köprü ve otoyollar yılda 600 milyon dolar “net kar” ediyor! 600’ü 30 ile çarpıp 18 milyar doları buluyor! Oysa gerçekler bu hesabı pek doğrulamıyor. Bakım, yenileme, personel, işletme giderleri, amortisman.. Bunlar hiç hesaba katılmıyor. Hal böyle olunca bu bir ekonomik analiz de olmuyor. Siyasi matematik ile uydurulmuş bir rakam. Üstelik işletme hakkı devrinde devletin gelir de sıfırlanmıyor. 3-FAHİŞ ZAM Bir başka iddia: “Vatandaş yandı, geçiş ücretlerine fahiş zam geliyor!” Henüz ortada kesinleşmiş bir tarife yok! İşletme hakkının devri, işletmeciye “İstediğin fiyatı koy” yetkisi vermiyor. Ücretler sözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenecek. Mevcut uygulamadaki yıllık tarife güncellemelerinin enflasyon oranında sürmesi öngörülüyor. Kısacası.. Olmayan fiyat listesi üzerinden zam hesabı çıkarıyorlar. 4-ÇEVRE YOLLARI PARALI OLMUYOR Bir başka iddia: Bugün ücretsiz olan çevre yolları ücretli hale getirilecek! Önce olmayan bir karar varmış gibi anlatılıyor. Sonra o karara tepki gösteriliyor! Ve vatandaş galeyana getiriliyor! Buna siyaset diyebilirsiniz. Ama gerçek diyemezsiniz. 5-GARANTİ YOK Bu model, yap-işlet-devret projeleriyle de karıştırılıyor. Oysa kamu tarafından işletmeciye geçiş, gelir, Hazine veya borç garantisi verilmesi öngörülmüyor. Başka projelerdeki garanti tartışmalarını bu dosyanın üzerine yapıştırmak bu nedenle doğru değil. İşin özeti böyle.. Bütün bunlara rağmen bu model elbette eleştirilebilir. Devletin kendisinin işletmesi istenilebilir… Bunların hepsi meşru tartışma konuları. Ama önce gerçeği doğru tarif edeceğiz. Çünkü itiraz etmek başka, aksini kanıtlamak başka. Gerçeğin karşısına belge koyarsınız. Rakam koyarsınız. Hesap koyarsınız. Ama sadece inkâr koyamazsınız.
Büyük transfer böyle yapılır… Tarih: 10 Nisan 2021… Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan’ın kadrosuna katmak üzere olduğu Melissa Vargas’a Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını takdim etti… Ve Türk voleybolunun yükseliş dönemi başladı… Vargas’ın milli takıma katılmasından sonra..(2023) 2 Avrupa Şampiyonluğu 1 Milletler Ligi 1 VNL ikinciliği 1 Olimpiyat 4.’lüğü geldi.
Koli koli vicdansızlık.. Koli koli ahlaksızlık.. Depremzedeler için miletin verdiklerini depoda tutan yetmez, onu devletle aynı kefeye koyan da utansın.
▪️Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşturucu ve fuhuş soruşturması; holding patronlarına, sanayicilere, köklü iş insanı ailelerine ve cemiyet hayatının tanınmış isimlerine kadar uzandı. ▪️Üç dalgada dikkat çeken tablo: ▪️Alves Kablo Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karamercan tutuklandı. ▪️PETLAS-AKO Grup bağlantılı Abdulkadir Özcan tutuklandı. ▪️Alp Holding Başkanı Uğur Hakan Alp ve eşi Mine Alp gözaltına alındı. ▪️KAM Beton’un Başkanı Sabri Berkan Baykam ile Başkan Vekili Reyhan Çağla Baykam hakkında işlem yapıldı. ▪️Kutup Şirketler Grubu’nun üçüncü kuşak temsilcisi Serhan Kızılmeşe gözaltına alındı. ▪️Gökmen Holding Başkanı Barış Gökmen hakkında yakalama çalışmaları sürüyor. ▪️BOM Dergi sahibi Baran Yazıcı ve Ankara’nın gece hayatında bilinen işletmelerle bağlantılı isimler de dosyada. Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında mesaj net: Kimsenin ekonomik gücü veya sosyal statüsü adli soruşturmaya karşı kalkan değil.
OTOYOL VE KÖPRÜLER SATILMIYOR “Köprüler satılıyor.” “Vatandaşa fahiş zam geliyor.” “Çevre yolları paralı olacak.” “Devlet 30 yılda 18 milyar dolar zarara uğrayacak.” İddialar bunlar. Hepsini Ankara’daki kaynaklarıma sordum. İşte cevaplar. KÖPRÜLER SATILMIYOR Her şeyden önce tartışılan model bir satış değil, işletme hakkı devri. İkisi arasında hukuken de ekonomik olarak da çok temel bir fark var. Köprülerin ve otoyolların mülkiyeti Devlette kalıyor. Devlet malını elinden çıkarmıyor. Mülkiyeti kendisinde bulunan varlıkların belirli bir süre boyunca nasıl işletileceğine ilişkin farklı bir modeli değerlendiriyor. Üstelik Devletin denetimi de ortadan kalkmıyor. Karayolları Genel Müdürlüğü; bakım, onarım, yatırım, trafik güvenliği, kazalarla ve karla mücadele gibi işletmecinin üstleneceği yükümlülükleri denetlemeye devam edecek. Yani özetle: Mülkiyet Devlette. Denetim Devlette. Peki “18 milyar dolar zarar” nereden çıktı? 600 MİLYON DOLARI 30’LA ÇARPINCA KAMU ZARARI MI OLUYOR? Muhalefetin ortaya attığı en çarpıcı rakam bu: 30 yılda 18 milyar dolar. Hesap da görünüşte çok basit. Köprü ve otoyolların yılda 600 milyon dolar “net kâr” ettiği varsayılıyor. 600 milyon dolar, 30 ile çarpılıyor. Sonuç: 18 milyar dolar. Ve bu rakam “kamu zararı” diye sunuluyor. Fakat önemli bir sorun var. Ortada 600 milyon doların gerçek anlamda net kâr olduğunu ortaya koyan bir hesap yok. Ağır bakım ve yenileme giderleri ne olacak? Personel? Malzeme? İşletme maliyetleri? Amortisman? Bunları hesaptan çıkarıp geliri “net kâr” diye yazarsanız elbette istediğiniz büyüklükte rakamlara ulaşabilirsiniz. Ama bunun adı ekonomik analiz değil. Varsayım üzerine varsayım koymaktır. Üstelik işletme hakkı devredildiğinde Devletin hiçbir gelir elde etmeyeceği varsayımı da doğru değil. İşletme dönemi boyunca sözleşmede belirlenecek esaslar doğrultusunda kamuya gelir payı ödenmesi öngörülüyor. Bakım, onarım ve işletme maliyetlerini de işletici üstlenecek. Dolayısıyla “Bugünkü geliri 30’la çarptım, Devlet 18 milyar dolar kaybetti” hesabının ciddi bir kamu zararı analizi olarak sunulması mümkün değil. PEKİ VATANDAŞ FAHİŞ ÜCRET Mİ ÖDEYECEK? Bir başka iddia bu. Henüz belirlenmemiş tarifeler üzerinden bugünden rakamlar açıklanıyor. Sanki sözleşme imzalanmış, geçiş ücretleri belirlenmiş, fiyat listesi gişelere asılmış! Oysa böyle bir durum yok. İşletme hakkının devri, işletmeciye “istediğin ücreti belirle” yetkisi verilmesi anlamına gelmiyor. Ücretlendirme sözleşme ve mevzuat hükümlerine tabi olacak. Mevcut uygulamadaki yıllık tarife güncellemelerinin enflasyon oranında yapılması öngörülüyor. Dolayısıyla bugün ortada açıklanmış bir “fahiş zam tarifesi” bulunmuyor. ÇEVRE YOLLARI DA ÜCRETLİ OLMUYOR Bir başka iddia: “Bugün ücretsiz kullandığımız çevre yolları yarın paralı olacak.” Hayır. Ücretsiz çevre yollarının ücretli hale getirilmesine yönelik bir karar bulunmuyor. Bugün ücretsiz olan çevre yolları ücretsiz kalacak. Olmayan bir kararı alınmış gibi anlatıp ardından o karar üzerinden iktidarı eleştirmek gazetecilik de siyaset de değil. GARANTİ DE YOK Belki tartışmanın en fazla birbirine karıştırılan kısmı burası. Bu model, yap-işlet-devret projeleriyle aynı şey değil. Kamu tarafından işletmeciye geçiş garantisi, gelir garantisi, Hazine garantisi veya borç garantisi verilmesi öngörülmüyor. Dolayısıyla başka projelerdeki garanti modellerini alıp buraya yapıştırarak tartışma yürütmek de doğru değil.

Ama kafalar nasıl da güzel… https://t.co/Ad5DXPnJ6I
Kaşif Kozinoğlu’nun 15 yıl önce Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı. 2012’de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı. Dosyaya gizlilik kararı getirildi ve özel soruşturma ekibi kuruldu. Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı: ▪️ 10 şüpheli gözaltında. ▪️ 1 şüphelinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında olduğu tespit edildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. Kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, aradan geçen zamana bakmaksızın yeniden ele alıyor; ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz.”
Mustafa Balbay’ın “Keşke CHP kapatılsaydı” açıklaması en çok Kılıçdaroğlu’nun işine geldi.. Butlana tepkili olanlar bile partinin kapatılması talebine ateş püskürüyor. Yani Balbay farkında olmadan iyi iş çıkardı…
Tuğba Ekinci’ye yönelik müstehcenlik soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı: “Müstehcenlik oluşturabileceğini tahmin ediyordum, yine de paylaştım” Tutuklanan Tuğba Ekinci, bikini görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu kabul etti; videoda içtiği maddenin esrar değil sigara olduğunu savundu. Emniyette “Spor yapıyordum” diyen Ekinci, mahkemede suçlamayı reddetti. Soruşturmanın diğer şüphelisi Ahmet Yılmaz ise “Melibendeli” isimli X hesabının kendisine ait olduğunu kabul ederek, “Paylaşımların tamamını ben yaptım, pişmanım” dedi. Yılmaz, geçimini TikTok ve YouTube’dan sağladığını, OnlyFans hesabını ise “Benim adıma başkası açmasın diye açtım” sözleriyle açıkladı. Soruşturmada Tuğba Ekinci, Ahmet Yılmaz, Ozan Rüzgar Dikici ve Beren Akın tutuklandı; Çağlayan Yıldırım hakkında adli kontrol kararı verildi.
TRT Sanatçısı, kıymetli dostum Mesut Şimşek’in, bu toprakların ruhunu ve milletin ortak değerlerini anlatan güzel eseri yakında dinleyicilerle buluşacak. Yolun açık olsun sevgili dostum… #Türkiye #Vatan #Devlet #Millet https://t.co/xfwg0DnjyM
Fenerbahçe bir sezona daha kuvvetli, sakat olmayan, hazır ve net tabela değiştiren santraforu olmadan başladı… Bu takım, bu camia böyle bir Lukaku’yu mu hak ediyordu? Fenerbahçe’ye yakışıyor mu 100 + kiloluk , kronik sakat santrafor? Doğru düzgün santrafor almamaya yemin mi ettiniz? Elinizdeki tabela değişteren tek adam Talisca’yı hangi akla hizmet yolladınız? Üstelik rakiplerin Osimen, Vlahovic, Onuachu ile oynarken. Başakşehir’in santroforu bile sendekilerden iyi!!! Zor hem de çok zor. Hakem penaltıyı vermedi tamam. Ama Beşiktaş da sahadan sildi seni. Emekliler takımı gibi oynuyor Fenerbahçe…Takımı ateşleyecek, genç, yerli bir oyuncu profilin yok. Bu gidişle olmayacak da. Yıllardır umut vadeden kim varsa para için sattılar. Arda bu takımı en az 2 kez şampiyon yapacak bir yetenekti. Sattılar. Efendim kendi gitti! İzin vermeseydin. Sattın ne oldu? 17 yaşında çocuktan aldığın paraları işe yaramAz yaşlı topçulara yatırdın. Sonuç malum… Sadece Arda mı? Elif Elmas Ferdi Yusuf İyi döneminde Vedat.. Hepsi para için satıldı. Onlardan gelen de çürük çarık adamlarda heba edildi. Yazık bu taraftara..
