
Zafer Şahin
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (201)
Bir nikah.. Bolca siyaset.. Bolca polemik… Nikâhı kıyan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan , gençlerin de gönlünü alarak durumu iyi toparlamış… https://t.co/lb43mv2oyJ
@Theyalsoknowgrn Evet evet Almanya muhteşem. Sen kafana takma bu mevzuları. Yaşasın Almanya
🌑LGBT DERNEKLERİNE YURT DIŞINDAN MİLYONLARCA LİRALIK FON TRAFİĞİ!! ABD Dışişleri Bakanlığı, Almanya, Fransa, Hollanda cinsiyet değiştirme ameliyatlarını fonlamış!!! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/143015 sayılı soruşturması kapsamında hazırlanan MASAK Veri İnceleme Tutanağı, İstanbul merkezli 6 derneğin yurt dışı para trafiğine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. 🔴 6 derneğin hesapları incelendi. Hak Eşitlik Varoluş İçin, Lambda İstanbul, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları, Pozitif Yaşam, Pozitif İz ile Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları derneklerinin çeşitli yabancı kişi, vakıf, kuruluş, büyükelçilik ve kamu kurumlarından maddi destek aldığı belirtildi. 🔴 SWIFT kayıtlarında toplam 3 milyon 359 bin 167 dolar transfer tespit edildi. Derneklere göre dağılım: • Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği: 1 milyon 570 bin 692 dolar • Hak Eşitlik Varoluş İçin Derneği: 762 bin 939 dolar • Pozitif Yaşam Derneği: 518 bin 525 dolar • LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği: 314 bin 220 dolar • Lambda İstanbul: 103 bin 650 dolar • Pozitif İz Derneği: 89 bin 138 dolar 🔴 2021-2026 dönemine ilişkin ayrı incelemede ise yabancı/uluslararası nitelikte 37 farklı kurumsal kaynaktan 209 para girişi belirlendi. Bu işlemlerin transfer tarihlerindeki TL karşılığı yaklaşık 67,4 milyon TL. 🔴 Para gönderen kaynaklar arasında tutanağa göre ABD Dışişleri Bakanlığı bağlantılı ödemeler, Fransa Büyükelçiliği, Hollanda ve Almanya bağlantılı kamu kurumları, ILGA Europe, European Endowment for Democracy, German Marshall Fund ile çeşitli uluslararası vakıf ve kuruluşlar bulunuyor. 🔴 MASAK tutanağında yabancı kaynaklardan sağlanan maddi desteğin bir bölümünün cinsiyet geçiş sürecindeki kişilerin ameliyat masrafları dahil çeşitli faaliyetlerde kullanıldığı bilgisine de yer verildi. Söz konusu faaliyetler soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. 🔴 Eski SWIFT kayıtları, yurt dışı finansman bağlantılarının yalnızca son yıllarla sınırlı olmadığını, 2011-2020 dönemine kadar uzandığını da ortaya koyuyor. Tablo dikkat çekici: 6 dernek, milyonlarca dolarlık yurt dışı para trafiği ve yabancı kamu kurumlarından uluslararası kuruluşlara uzanan geniş bir finansman ağı. Şimdi soruşturmanın cevap aradığı kritik başlıklardan biri şu: Bu yabancı fonlar Türkiye’de tam olarak hangi faaliyetlerde ve ne amaçla kullanıldı?
🌑LGBT ve ahlaksızlığı yurt dışından gelen fonlarla teşvik eden yapılara 15 ilde operasyon.. 📌İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli, toplam 15 ili kapsayan operasyonlarda; fuhşa aracılık, müstehcen içerik üretimi ve yayılması ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetler mercek altına alındı. 🔴 162 şüpheli hakkında işlem 🔴 9 dernek ve 13 işletme soruşturma kapsamında 🔴 Çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişim engeli 🔴 Uyuşturucu maddeler ve dijital materyallere el konuldu 📌MASAK incelemelerinde ayrıca LGBT ve ahlaksızlığı teşvik ettiği belirtilen bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edildi. Para hareketlerinin kaynağı ve soruşturma konusu faaliyetlerle bağlantısı araştırılıyor. 📌Bakan Akın Gürlek: “Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına, istismar ağına ve yasa dışı faaliyete müsamaha göstermeyeceğiz.
Mansur Yavaş kendisinden vazgeçse ondan vazgeçmeyecek gazeteciler var… Arkadaşlar… Yavaş’n 9 Eylül’den sonra daha da güçlendiği, CHP-Yeni Parti-İyi Parti- Zafer’in ortak adaylığına yürüdüğü gibi görüşlerinize saygım var. Ama yanılıyorsunuz… 9 Eylül 2026 akşamı Mansur Yavaş… 1- Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını… 2- Belediye başkanı olduğunu ve öyle kalmak istediğini ilan etmiştir…
💢Rusya ile karşı karşıya gelmenin Avrupa’ya maliyeti tahmin edilenden daha ağır… 💢Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: “Rusya, Avrupa’ya bir dönem 1.000 metreküp gazı yaklaşık 150-180 dolara satıyordu. Piyasa fiyatı istediler; bugün yaklaşık 1.000 dolar ödüyorlar ve bu fiyat daha da yükselebilir.”
İyilik Var! Türkiye’de gönüllülük kültürünü büyütecek yeni bir dönem başlıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Bilal Erdoğan, gönüllülük faaliyetlerini dijital ortamda tek çatı altında buluşturacak “İyilik Var” platformunun tanıtımında bir araya geldi. Platform; gönüllü olmak isteyenlerle sosyal sorumluluk çalışmalarını buluşturacak, iyiliğin ve dayanışmanın Türkiye’nin dört bir yanına yayılmasına katkı sağlayacak. Vaktinle, emeğinle, bilginle… İyilik Var.
💢İki ayrı savcılık dosyasında Alihan Kuriş yapılanması–FETÖ hattına ilişkin çarpıcı tanık beyanları 💢Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmasında dikkat çekici ifadeler dosyaya girdi. 🔴 Tanık Mahmut Kösemusul: 17-25 Aralık öncesinde Fethullah Gülen’den Denizolgun’a birlikte hareket etme teklifi geldiğini, Denizolgun’un ise “Biz devletimizin yanında dururuz” diyerek bunu reddettiğini anlattı. 🔴 Tanık Rüstem Şahin: “Alihan Kuriş doğrudan FETÖ tarafından yönetiliyordu.” Şahin ayrıca Denizolgun’un yerine Kuriş’in geçmesinin FETÖ tarafından istendiğini öne sürdü. 🔴 Tanık Yunus Koz: Denizolgun henüz defnedilmeden Alihan Kuriş’in lider ilan edildiğini ve kendilerine Kuriş’e biat etmelerinin söylendiğini ifade etti. 🔴 Dosyada ayrıca yapılanmanın topladığı fitre, zekât ve kurban paralarının kayıt dışı biçimde Almanya ve Hollanda’ya aktarıldığı, Almanya’daki bir merkezin FETÖ firarilerinin faaliyetlerine imkân sağladığı yönünde tanık beyanları bulunuyor. ▪️İki ayrı savcılık dosyasında kesişen kritik soru şu: 💢Denizolgun’un FETÖ’ye karşı devletin yanında tavır alması, ölümünün hemen ardından Kuriş’in liderliğe getirilmesi ve Kuriş-FETÖ ilişkisine dair tanık beyanları arasında nasıl bir bağlantı var? 📌Soruşturmalar bu hattın boyutunu ortaya çıkaracak.
@kuzey_cankan Açıklama yapmak zorunda kalmıyorum. Kendi hesabımdan yalan haberle gücüm yettiğince mücadele etmeye çalışıyorum. 770 bin takipçim var bu platformda. İnsanlara bilgi vermeye çalışmanın neresi yanlış?
@ErdemAfacan6 Sakin ol Afacan… Okuduğunu anlamıyor olabilirsin, bu senin suçun değil. Kafana takma hiçbir şeyi. Moralini bozma

SAKSI TARTIŞMASININ GÖLGESİNDE TARIMDA NELER OLUYOR? Tarım Bakanı’nın “saksıyla incir fidanı diktiği” iddiasının ardından şimdi de “bu olay nedeniyle bir kişinin görevden alındığı” öne sürüldü. Konuyu bakanlık kaynaklarına sordum: Edindiğim bilgiye göre iki iddia da gerçeği yansıtmıyor. Bakan, incir fidanını saksısıyla çukura koyduktan sonra saksının çıkarılması gerektiğini kendisi söylüyor ve fidan saksısından çıkarılarak dikiliyor. “Bu olay nedeniyle görevden alındı” denilen kişinin ise o gün orada dahi olmadığı, görevden ayrılma sürecinin de bu olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığı belirtiliyor. Peki saksı tartışması sürerken tarımda neler oldu? 📌Çiftçi desteklerinde yüzde 100’e varan artışlar yapıldı. 📌Rusya ile gübre hammaddesindeki kota ve kısıtlamalar kaldırıldı. 📌Çin’le tarımsal ihracatı artıracak yeni anlaşmalar imzalandı. 📌Üreticilerin hesaplarına bugün 4,1 milyar TL destek aktarıldı. 📌Kuru üzüm taban fiyatı açıklandı. Tarımda elbette sorunlar ve eksikler var. Bunlar da konuşulmalı. Ama soru şu: Bunları mı konuşacağız, yoksa bir saksının etrafında üretilen iddiaları mı? Anlaşılan bazılarının derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.
Takımdan ayrı düz koşulara başlayan Mansur Yavaş’ın ilerleyen günlerde “Kendi topuna koşma ” ağırlıklı antremanlara hız vermesi bekleniyor.
Bir 12 Eylül Hikayesi… 12 Eylül darbesiyle ilgili doğru bildiğimiz yanlışların başında, darbeden sonra ülkede huzur ve güven ortamının sağlandığı yalanı gelir. Doğrudur; sağ-sol kavgası bıçak gibi kesilmiştir, ancak onun yerini asker-polis eliyle yaratılan korkunç bir devlet terörü almıştır. İşte size bazılarının öve öve bitiremediği darbe sonrası Türkiye'sinden dramatik bir 12 Eylül hikayesi: Tarih 14 Haziran 1981. Ankara Emniyet Müdürlüğü siyasi şubede görevli komiser muavini Ömer Bülbül ve polis memuru Kenan Avcı, yanlarında müteahhit Mustafa Erdem ve Lassa bayii Ali Karasu ile Han-Kamp benzin istasyonuna gelirler. Yemek yiyip, içki içerler, hesabı Ali Karasu öder. Altlarındaki polis arabasına binip lokantadan ayrılırken, park yerine bir araba yanaşır. Arabadan bir erkek, iki bayan çıkar. Kenan Avcı park kahyasına gelenlerin kim olduğunu sorar. Kahya 'bilmiyorum' deyince Avcı kahyayı tokatlar. Polis memuru Avcı, arabadan inen iki bayan ve bir erkeğin kimliklerini görmek ister. Yedek teğmen olduğunu söyleyen erkek kimliğini gösterir. Asteğmen Ömer Aslan yazmaktadır o kimlikte. Avcı, asteğmenden yanındaki kadınları bırakıp oradan ayrılmasını ister. Asteğmen 'O benim sözlüm, yanındaki de arkadaşımız. Bir yere gitmem" der. İkisi polis, dört kişi asteğmeni dövmeye başlar. Bir yandan da 'Kızları bırak git' diye bağırmaktadırlar. Tesadüf bu ya lokantada yemek yiyenler arasında bir albay da vardır. Olayı görünce dışarı çıkıp müdahale etmek ister. Polisler 'Albayım sakın, bunlar TKP'li' derler. Albay TKP lafını duyunca hemen uzaklaşır oradan. Asteğmeni ve yanındaki bayanları zorla polis arabasına bindirirler. Avcı arabada bayanlardan birine sarkıntılık eder. Emniyet Müdürlüğü'nün önüne geldiklerinde asteğmenden bir kez daha bayanları bırakıp gitmesini isterler. Asteğmen yine kabul etmez, bunun üzerine 'arama yapacağız' bahanesiyle arabayı bayanlardan birinin evine doğru sürerler. Dört zorba, evine girdikleri kadını zorla yatak odasına alırlar. İşlerini bitirdikten sonra 'Kimseye bir şey söylemeyeceksiniz" diye gözdağı vererek evden ayrılırlar. Asteğmen hemen Merkez Komutanlığına giderek her şeyi anlatır ve şikayetçi olur. Genç adam o gece görevli olduğu birliğine katılmak zorundadır. Arabasıyla Ankara'dan İstanbul'a doğru yola çıkar. Olayın verdiği üzüntü ve yorgunluk nedeniyle yolda kaza yapar ve ölür. İki polis ve yanlarındaki iki alçak olaydan iki gün sonra yakalanır. Dönemin Ankara Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Recep Ergun'dur. Soruşturmayı yürüten savcıdan önce görgü tanıkları ve mağdur bayanlarla o görüşür. Savcıya 'Bunlar iyi polislermiş, TKP soruşturması yapıyorlarmış' der. Polisler güç de olsa mahkemeye çıkarılır. Arkalarında sıkıyönetim komutanı vardır, tutuklanmazlar. 2 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesi görevsizlik kararı verir. Memlekete huzur ve barış ortamı getirdiği söylenen darbe sonrası ülkenin hali böyledir. Darbenin sillesini en çok cezaevlerindekiler yedi şüphesiz. Ancak bu olay da gösteriyor ki, dışarıda olanlar için de hayat hiç öyle anlatıldığı gibi 'Dikensiz gül bahçesi' kıvamında değilmiş o dönemde. Not:Olayla ilgili ayrıntılara Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca açılan 4.8.1981 tarih ve 1981/837 sayılı davadan ulaşılabilir.
T24’ün haberine göre…. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kapımız açık” diye teklifte bulunduğu CHP’li Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, AK Parti’ye geçiyor.
Vay arkadaş!!!
İsmail Kartal, istifa kararından dönmeyerek doğrusunu yaptı.. Hem kendisi hem Fenerbahçe için en mantıklı karar buydu..
Türkiye, mazlumlara sadece kapısını değil, yüreğini de açan bir devlet… Savaşın ortasında sahip çıktığımız 7 Suriyeli çocuk, şimdi aile bağlarına kavuşmak üzere ülkelerine emanet edildi. Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: “Bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu ortam, sevgi dolu bir aile ortamıdır.” Dün koruduk, bugün yuvalarına uğurluyoruz. İşte büyük devlet olmak budur. 🇹🇷
@mhmmtdlk Hoşuna mı gitti, aslında ortada bir başarı yok demeye getirmeleri. Aman kaygulanmayın… Türkiye’nin en ufak bir başarısından en küçük bir mutluluk , gurur duymayın.
3 vakte kadar istifa haberi gelir
Yusuf Tekin istifa… Yıllardır eğitimde neyin yanlış gittiğini konuşuyoruz. Ama doğru giden ve sonuçlara da yansıyan başarılı işleri niyeyse görmezden geliyoruz. Türkiye, OECD’nin her 3 yılda bir yaptığı uluslararası öğrenci değerlendirme programında (PISA) dikkat çeken bir başarı yakaladı. Okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte 9 puanlık artış sağlayarak OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu. Daha önemlisi, fen bilimleri ve okuma becerilerinde ilk kez OECD ortalamasının üzerine çıkıldı, matematikte ise ortalama yakalandı. Bu tablo tesadüf değil. Millî Eğitim Bakanlığının öğretmen niteliğinden müfredata, okul altyapısından fırsat eşitliğine kadar yürüttüğü politikaların somut karşılığıdır. Türkiye artık eğitimde sadece eksiklerini tartışan değil, uluslararası göstergelerde yükselişiyle dikkat çeken bir ülke. Yazıyı yazmadan önce geleneksel medya ve sanal ortamda epey bir tarama yaptım. Türkiye’nin eğitimdeki bu başarısının sabah akşam eğitim sistemi eleştirisi yapan bazı kişilerin gündemine giremediğini gördüm! Ama bir konuda haklarını teslim etmeden geçemeyeceğim. En azından PISA sonuçlarını gerekçe göstererek “Yusuf Tekin istifa” diye başlayan bir cümle de kurmamışlar! Bu da bir şeydir.
