
Zafer Partisi
İstatistikler belirli aralıklarla güncellenmektedir; gün içinde gerçekleşen etkileşimler anlık olarak yansımayabilir.
Paylaşım Türü Dağılımı
İçerik Türü (Metin/Görsel/Video)
Gönderiler (161)

Kırklareli’nde madde kullandığından şüphelenilen genç, test yaptıran babasına saldırdı. Gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu, ailelerimizi de yıkıma sürüklüyor. Zafer Partisi olarak gençlerimizi ve ailelerimizi uyuşturucunun yarattığı bu yıkıma teslim etmeyeceğiz. https://t.co/WF1oKw06Rs

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, 10 Eylül Perşembe saat 11.00’de Zafer Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenecek olan Türk Milleti Toplantısı’nda Türkiye gündemine dair kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunacaktır. Tüm halkımız davetlidir. 📆 10 Eylül Perşembe ⏰ 11.00 📍 Zafer Partisi Genel Merkezi

15 Mayıs 1919’da başlayan İzmir’in işgali, 3 yılı aşkın bir sürenin ardından 9 Eylül 1922’de şanlı Türk ordusunun şehre girişiyle son bulmuştur. İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve vatanımızı bağımsızlığa kavuşturan tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
En son işsizliğe gelecek olursak, gençlerimizin ve insanlarımızın çok büyük sıkıntı çektiği işsizlik konusunda Cevdet Yılmaz diyor ki: ‘2026 yılında yüzde 8,1 işsizlik düzeyi olacak. Biz 2027 yılında bunu yüzde 8’e indireceğiz.’ Yani 0,1 puan indireceğiz, diyor. Arkasından da ‘2,1 milyon istihdam sağlayacağız.’ diyor. Ya 2,1 milyon istihdam sağlayacakları konusu yalan ya da işsizliği yüzde 8’e indirecekleri konusu yalan. Her ikisi de yalan. Çünkü gerçek rakamlara baktığımızda fiili işsizlik oranı yüzde 30,6 düzeyinde. En başta da gençlerimiz; pırıl pırıl üniversite veya lise mezunu, her yaştan, her gruptan gençlerimiz işsizlikten dolayı yurt dışına gitmek zorunda kalıyor. Beyin göçü gerçekleşiyor. İşsizlik konusundaki rakamlarda da hayali bir dünyada yaşıyorlar. Hayali rakamları toplumumuza sunuyorlar maalesef.
Bir başka dikkat çekici nokta daha var. Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı 2029 yılı fert başına milli gelir hedefi 25 bin dolar. Biz bu rakamı çok iyi hatırlıyoruz. AKP 2002 yılının Kasım ayında iktidara geldiğinde, 2023 yılı için 25 bin dolarlık fert başına milli gelir vaat etmişti. 2023 yılını geçeli üç yıl oldu. Öngördükleri 25 bin dolarlık fert başına milli gelir ancak 2029 yılında gerçekleşecek. Bunun da hiçbir geçerliliği maalesef yok.
Ekonomi Politikaları Başkanımız Fikret Artan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kamuoyuna açıkladığı Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Biz rakamları inceledik. Maalesef TÜİK’in enflasyon rakamları gibi bunları da tahrif etmişler, değiştirmişler. Gerçek oran yüzde 3,9 idi. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca zor yıllara, savaş yıllarına ve eksi büyüme dönemlerine rağmen elde ettiği ortalama büyüme yüzde 5’tir. AKP’nin yüzde 3,9’luk oranı ise tam bir başarısızlıktır.”
Buradan şunu görüyoruz: Son beş yıllık bütün orta vadeli planların hedeflerini, gerçekleşme tahminlerini ve programlarını inceledik. Yüzde 7,5, 8 ve 9’la başlayan enflasyon hedefleri, işte gördüğünüz gibi yüzde 28,4 dedikleri, yüzde 30 civarında bir enflasyonla sonuçlanıyor. 2026 yılı için daha yedi, sekiz ay önce öngördükleri enflasyon yüzde 16’ydı. Bir yıl önce 2026 için öngördükleri enflasyon oranı yüzde 9’du. Geldiğimiz durumda, öngördüklerinin üç katı bir fiyat artışıyla karşı karşıyayız. Bu rakamlar TÜİK’in manipüle edilmiş rakamlarıdır. Oysa milletimizin çarşıda, pazarda, gerçek hayatta yaşadığı enflasyon yüzde 50-55 arasındadır.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Teşkilat Başkanımız Musa Ertugan, Genel Başkan Yardımcılarımız Mahmut Karaaslan, Av. Özcan Pehlivanoğlu, Genel İdare Kurulu Üyemiz Muharrem Özçelik, Yüksek İstişare Kurulu Üyemiz İbrahim Doğan, Genel Başkan Başdanışmanımız Reşat Erdoğan ve Ankara İl Başkanımız Av. Alperen Akbaş ile birlikte Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’ı ziyaret etti. Görüşmede, köprü ve otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik karar ele alındı. Bu kararın ülke ekonomisine ve vatandaşlarımıza olası etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmenin ardından Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar basın açıklamasında bulundu. Nazik ev sahipliği için Sayın Ramazan Ağar ve yönetimine teşekkür ederiz.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Teşkilat Başkanımız Musa Ertugan, Genel Başkan Yardımcılarımız Mahmut Karaaslan, Av. Özcan Pehlivanoğlu, Genel İdare Kurulu Üyemiz Muharrem Özçelik, Genel Başkan Başdanışmanımız Reşat Erdoğan ve Ankara İl Başkanımız Av. Alperen Akbaş ile birlikte Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’ı ziyaret etti. Görüşmede, köprü ve otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik karar ele alındı. Bu kararın ülke ekonomisine ve vatandaşlarımıza olası etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmenin ardından Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar basın açıklamasında bulundu. Nazik ev sahipliği için Sayın Ramazan Ağar ve yönetimine teşekkür ederiz.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Teşkilat Başkanımız Musa Ertugan, Genel Başkan Yardımcımız Mahmut Karaaslan, Av. Özcan Pehlivanoğlu, Genel İdare Kurulu Üyemiz Muharrem Özçelik, Genel Başkan Başdanışmanımız Reşat Erdoğan ve Ankara İl Başkanımız Av. Alperen Akbaş ile birlikte Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’ı ziyaret etti. Görüşmede, köprü ve otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik karar ele alındı. Bu kararın ülke ekonomisine ve vatandaşlarımıza olası etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmenin ardından Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar basın açıklamasında bulundu. Nazik ev sahipliği için Sayın Ramazan Ağar ve yönetimine teşekkür ederiz.
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Divan Toplantısı Basın Açıklaması’nda Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Srebrenitsa Soykırımı nedeniyle ömür boyu hapis cezasına mahkum edilen savaş suçlusu Ratko Mladic için Sırbistan’da düzenlenen törene tepki gösterdi. Genel Başkanımız, bir savaş suçlusunun törenle yüceltilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Divan Toplantısı Basın Açıklaması’nda Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Srebrenitsa Soykırımı nedeniyle ömür boyu hapis cezasına mahkûm edilen savaş suçlusu Ratko Mladić için Sırbistan’da düzenlenen törene tepki gösterdi. Genel Başkanımız, bir savaş suçlusunun törenle yüceltilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Bu tip baskılara maruz kaldığımızda bizim sığınağımız olan bir pusulamız vardır. Daha fazla bu şekilde Türk milletini, Türk gençliğini, Türk milliyetçilerini, Atatürkçüleri, cumhuriyetçileri, vatanperverleri baskılamaya devam ederseniz, bizim pusulamız Atatürk'ün Bursa Nutku'dur. Bursa Nutku'nun takipçisi oluruz.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde okullara yolladığı bir tebliğ ile PKK'ya çıkartılan özel afla ilgili çıkan yasanın okullarda öğretmenler aracılığıyla öğrencilere anlatılması, propagandasının yapılması istendi. Türkiye'de kamuoyunda çerçeve yasası olarak bilinen bu kanun teklifi, bilindiği gibi 10 Ağustos 2026 tarihinde mecliste yapılan oylamayla yasalaştı. Evet diyenlerin bile savunurken mahcup olduğu bu yasa şu an uygulamada fakat bekleyen yanlarıyla uygulamada. Çerçeve kanununa göre bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyonun da dört alt komisyonu var. Dört alt komisyon kuruldu ve bunlardan birinin başına da narko terör örgütü PKK'nın başındaki baş terörist Abdullah Öcalan'ın göreve getirilmesi, bu komisyonlardan birinde görev alması, böylece statü sahibi yapılması isteniyor. Millî Güvenlik Kurulu'nun örgütün silah bırakmasını tespit ve teyit etmesi gerektiği kuralı, MGK'nın da bu kararı yıl sonuna kadar vermesi bekleniyor. Bu kararın çıkması yıl sonuna kadar bekleniyor. Şimdi biz de Zafer Partisi olarak ve vatandaşlar olarak merakla bekliyoruz. MGK bu tespit ve teyidi yaparken Suriye'de, devlette, Suriye devletinde silahlarıyla temsil edilen YPG-PYD'nin ve Irak'ta PKK yapılanması olan PÇDK'nın ve İran PKK'sı olan PJAK'ın silah bıraktığının tespit ve teyidi nasıl yapılacaktır? İkna edici bir şekilde yapılabilecek midir? Bundan daha tuhaf, utandırıcı olan ise okulların açılacağı bu haftalarda öğrenci çocuklarımıza AKP, Cumhur İttifakı hükümetinin bu PKK'ya özel af politikasının okullarda anlatılması, propaganda edilmesi istenmiş. Türk halkının büyük çoğunlukla reddettiği bu al-ver pazarlık masası utancı, sanki matah bir şeymiş gibi öğretmenler tarafından öğrencilere anlatılması isteniyor. Okullara siyaseti, hem de utanılacak bir siyaseti sokuyorlar.
İngiliz bankerlerine ve AKP hükümetinin besleyip semirttiği beşli çete ve benzeri namla anılan şirketlere akıttığınız ve akıtacağınız kaynaklarımız, AKP hükümeti olarak aç bıraktığınız milyonlarca çocuğumuzun çalınmış bugünleri ve yarınlarıdır. Bugününü ve gelecek umutlarını çalıp yok ettiğiniz Türk gençlerinin birikimi olan varlıkları kimlere yağmalatacaksınız? Asgari ücretliye harcamayacağınız, emekliye harcamayacağınız, eğitime ve sağlığa harcamayacağınız gelirleri dışarıdan getirdiğiniz borç paraların faizi olarak ödeyecek olmanız, sizin, AKP hükümetinin, Cumhur İttifakı iktidarının niçin bir an önce gitmesinin, Türkiye'nin sırtından düşmesinin artık zorunluluk olduğunu apaçık ortaya koymaktadır. Gençlerin karartılan gelecek ufuklarının yeniden aydınlatılabilmesi için Zafer Partisi yine gençlerle birlikte Türkiye'mizin yönetiminde söz sahibi olacaktır.

Zafer Partisi Başkanlık Divanı, Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın başkanlığında ülke gündemini değerlendirmek amacıyla toplandı. https://t.co/rnOHzt9RSU
Saygıdeğer Türk kamuoyu, dün, 6 Eylül itibarıyla Resmî Gazetede yayımlanan özelleştirme kararıyla, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın imzasının ardından milletin, vatandaşın kendi parasıyla yapılan iki boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve iki çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi. Bu kararın alınış şekli, ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha açık bir şekilde ortaya koymuştur. Çünkü şayet parlamenter demokratik sistem olsaydı, bu alınan karar ve bu tür kararlar bir tek kişinin iki dudağı arasında değil, önce Özelleştirme Yüksek Kurulu'nda tartışılır ve karara bağlanır, ardından Bakanlar Kurulu'nda enine boyuna tartışılır ve ülke yararına karar alınırdı. Fakat üzülerek yaşıyor ve görüyoruz ki artık rasyonel devlet aklı yönetimden tamamen tasfiye edilmiştir. İşte tam da bu nedenle Zafer Partisi olarak ekonomiyle birlikte hukuk devletinin varlığının, demokratik sistemin ve düzgün işleyen akılcı bir kamu yönetiminin de gerekli olduğuna inanıyor, savunuyor ve bunun tesis edilmesi gerektiğinin sözünü veriyoruz.
Parti Sözcümüz Azmi Karamahmutoğlu Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adıyla 2018 yılından bu yana geçilen tek adam rejiminin sekizinci yılındayız ve bu yönetim biçiminin yol açtığı yıkımların en başında, son sekiz yılda içine sürüklendiğimiz ağır ekonomik buhran ile birlikte adalette ve yargıda yaşanan, toplum vicdanını ve adalet duygusunu yaralayan uygulamalar ve hukuksuzluklar vardır. Bu dönemin haksızlığa uğramış mağdurlarını, sayılarının çokluğu sebebiyle ne yazık ki tek tek saymakta zorlanıyoruz. Fakat özgürlüğünden yoksun bırakılması henüz yeni olduğu için, izninizle bir ismi anarak başlamak istiyorum: Oğuzhan Uğur. Oğuzhan Uğur neden tutuklu? Kamuoyu oluşturmada etkili ve etkin olan bir ismin tutuklu yargılamayla hapse edilmesi, özgürlüğünden yoksun bırakılması, o bireyi çalışmalarından alıkoymak ve etkisiz kılmak sonucuna hizmet eder. Öyleyse maksat bu muydu? Yoksa herhangi bir suça ilişkin adaletin tecellisi mi?”
Parti Sözcümüz Azmi Karamahmutoğlu Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adıyla 2018 yılından bu yana geçilen tek adam rejiminin sekizinci yılındayız ve bu yönetim biçiminin yol açtığı yıkımların en başında, son sekiz yılda içine sürüklendiğimiz ağır ekonomik buhran ile birlikte adalette ve yargıda yaşanan, toplum vicdanını ve adalet duygusunu yaralayan uygulamalar ve hukuksuzluklar vardır. Bu dönemin haksızlığa uğramış mağdurlarını, sayılarının çokluğu sebebiyle ne yazık ki tek tek saymakta zorlanıyoruz. Fakat özgürlüğünden yoksun bırakılması henüz yeni olduğu için, izninizle bir ismi anarak başlamak istiyorum: Oğuzhan Uğur. Oğuzhan Uğur neden tutuklu? Kamuoyu oluşturmada etkili ve etkin olan bir ismin tutuklu yargılamayla hapse edilmesi, özgürlüğünden yoksun bırakılması, o bireyi çalışmalarından alıkoymak ve etkisiz kılmak sonucuna hizmet eder. Öyleyse maksat bu muydu? Yoksa herhangi bir suça ilişkin adaletin tecellisi mi?”

Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir parkta yerde hareketsiz yatan gençlerin görüntüleri endişe yarattı. Gençlerin uyuşturucu madde etkisinde olduğu iddia edilirken, görüntüler uyuşturucu kullanımının gençler arasında yarattığı tehdidi bir kez daha gündeme taşıdı. Zafer Partisi olarak gençlerimizi uyuşturucuya teslim etmeyeceğiz.